Kul innî nuhîtu en a’bude-lleżîne ted’ûne min dûniAllâhic kul lâ ettebi’u ehvâekumﻻ kad daleltu iżen vemâ enâ mine-lmuhtedîne
Meal
Rasûlüm, onlara şunu söyle: “Allah’ı bırakıp da taptığınız şeylere kulluk etmem bana kesinlikle yasaklanmıştır.” De ki: “Ben sizin çarpık isteklerinize, asılsız görüşlerinize asla uyacak değilim. Eğer uyarsam o zaman sapıklığa düşer, doğru yolda gidenlerden olamam!”
Kur'an Tefsiri
İslâm, tevhid esasına dayalı bir dindir. Bu sebeple birinci hedefi putperestliği ortadan kaldırarak insanların tek olan Allah’a inanmalarını sağlamaktır. Tevhidin ilk temsilcisi olması gereken kişi de şüphesiz Peygamber (s.a.s.)’dir. Dolayısıyla onun Allah’ı bırakıp putlara ibâdet etmesine müsaade edilmesi söz konusu olamaz. Tevhid Allah’ın emri, onun dışındaki anlayışlar ise nefsânî arzuların bir tezâhürüdür. Bu bakımdan müşriklerin zaman zaman talepleri üzerine Peygamberin bu konuda en küçük bir taviz göstermesi düşünülecek şey değildir. Şayet böyle ihtimal düşünülürse, o takdirde kendisi sapıklığa düşüp doğru yoldan ayrılacağı gibi, kendisine uyacak kimselerin de geleceklerini tehlikeye atmış olacaktır. Oysa:
Muhtasar Tefsir
-Ey Resul!- De ki: Şüphesiz Allah, beni sizin Allah`tan başka ibadet ettiklerinize ibadet etmekten yasakladı. -Ey Resul!- De ki: Allah`tan başkasına ibadet etmekte sizin hevâlarınıza uymam. Eğer ben bunda sizin arzularınıza uyduğum takdirde hak yoldan sapanlardan olurum ve onu bir daha bulamam. Bu, Allah`ın katından gelen delili bırakıp hevâsının yoluna sapanın hali böyledir.