Kul lev enne ‘indî mâ testa’cilûne bihi lekudiye-l-emru beynî ve beynekumk vaAllâhu a’lemu bi-zzâlimîne
Meal
De ki: “Eğer bir an önce gelmesini istediğiniz o azap benim elimde olsaydı, benimle sizin aranızdaki iş elbette çoktan bitirilmiş olurdu. Allah, zâlimleri pek iyi bilir.”
Kur'an Tefsiri
Eğer acele istenilen azabı indirmek Peygamber (s.a.s.)’in yetkisinde olsaydı, insan olması hasebiyle Cenâb-ı Hak kadar sabır ve hilim sahibi olamayacağından, hemen onu indirir ve işi bitiverirdi. Fakat azap indirmek ve buna karar vermek yalnız Allah’ın elindedir. O, zalimleri, onların ne zaman ve ne şekilde cezalandırılacaklarını çok iyi bilmektedir. Peygamber ise sadece bir uyarıcıdır. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus şudur: Resûl-i Ekrem (s.a.s.), kendisine gelen vahyi olduğu gibi tebliğ etmekte ve Allah’ın kendisine tanıdığı yetki, vazife ve sorumluluğun ötesinde herhangi bir ilâhî güç taşımadığını tam bir dürüstlük ve samimiyetle insanlara bildirmektedir. İşte bu, onun peygamberliğinin açık delillerinden biridir.
Zira mutlak ilim, güç ve kudret yalnız Allah’a aittir:
Muhtasar Tefsir
-Ey Resul!- Onlara de ki: Eğer sizin acele istediğiniz azap bende ve benim elimde olsaydı, onu üzerinize indirirdim. O zaman da benimle sizin aranızda olan iş bitmiş olurdu. Şüphesiz Allah, zalimlere ne kadar mühlet verip ve onları ne zaman cezalandıracağını en iyi bilendir.