İżâ câeke-lmunâfikûne kâlû neşhedu inneke lerasûluAllâhik vaAllâhu ya’lemu inneke lerasûluhu vaAllâhu yeşhedu inne-lmunâfikîne lekâżibûne
Meal
Rasûlüm! Münafıklar sana geldikleri zaman: “Şâhitlik ederiz ki, sen gerçekten Allah’ın Rasûlü’sün!” derler. Allah, senin kendi Rasûlü olduğunu elbette biliyor. Bununla beraber Allah şâhitlik eder ki, münafıklar kesinlikle yalan söylemektedir.
Kur'an Tefsiri
Münafıklar, dilleriyle inandıklarını söyleyip kalpleriyle inkâr eden kimselerdir. Bunlar ikiyüzlüdürler. Gerçekte iman etmedikleri halde öyle görünmeye çalışırlar. Bu sebeple onlar aynı zamanda gösteriş yapmaktadırlar. Onlar bu yalancılık ve ikiyüzlülüğü Resûlullah (s.a.s.)’e de yapıyorlardı. Gerçekte inanmadıkları halde “sen mutlaka Allah’ın peygamberisin” diye yemin ediyorlardı. Cenâb-ı Hak bu âyetlerde onların kesinlikle yalan söylediklerini haber vermektedir. Çünkü onlar yeminlerini kalkan edinip, o şekilde kendilerini mü’minlerden gelecek tehlikelere karşı koruma altına alarak, gizliden gizliye Allah yolundan yan çiziyor, başkalarını da o yoldan uzaklaştırıyorlardı. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiş ve gerçeği anlamayacak hale gelmişlerdi.
Onları daha iyi tanımak istersen, nazarlarını şu özellikleri üzerine teksif edebilirsin:Muhtasar Tefsir
-Ey Resul!- Müslümanlıklarını izhar edip küfürlerini içlerinde gizleyen kimseler olan münafıklar, senin meclisinde hazır bulunduklarında şöyle dediler: "Senin kesinlikle Allah’ın resulü olduğuna şahitlik ederiz." Allah, senin kendi resulü olduğunu elbette bilir. Allah; münafıkların, senin gerçekten Allah`ın resulü olduğuna yürekten şahitlik ettiklerine dair iddialarında yalancı olduklarına da şahitlik eder.