Fedellâhumâ biġurûrinc felemmâ żâkâ-şşecerate bedet lehumâ sev-âtuhumâ vetafikâ yaḣsifâni ‘aleyhimâ min veraki-lcennetis venâdâhumâ rabbuhumâ elem enhekumâ ‘an tilkumâ-şşecerati veekul lekumâ inne-şşeytâne lekumâ ‘aduvvun mubînun
Meal
Böylece onları yaldızlı sözlerle aldatarak, konumlarına yakışmayan bir işe sürükledi: O yasak ağacın meyvesini tadar tatmaz birden edep yerleri kendilerine açılıp görülüverdi; onlar da cennet yapraklarıyla örtünmeye çalıştılar. Rableri onlara: “Ben size o ağacı yasaklamadım mı? Üstelik şeytanın sizin apaçık düşmanınız olduğunu söylemedim mi” buyurdu.
Kur'an Tefsiri
Gerçekten de İblîs, ısrarla vesvese vermek ve üst üste yeminler etmek suretiyle hedefine ulaştı. Âdem ve Havva’yı aldatarak, onlara yasak ağacın meyvesini yedirtti. Onları Allah’ın emrine itaat mertebesinden, Allah’ın gazabına uğrayacak bir duruma düşürdü.
Âdem ve Havva yasak ağacın meyvesinden tadar tatmaz avret yerleri kendilerine beliriverdi. İlahi emre isyanın uğursuzluğu tecelli etmeye başlayarak, önceden kapalı olan tenâsül uzuvları açılıverdi. Bunun üzerine utançlarından hemen cennetteki bitkilerin yapraklarıyla açılan yerlerini örtmeye, üzerlerini kapatmaya çalıştılar. Demek ki haya insanda fıtrî bir duygudur ve insan fıtraten avret yerlerinin kapalı olmasını ister, açık olmasını hoş görmez. İşledikleri günahın farkında olan Âdem ve Havva’ya, ilâhî ikaz da hiç gecikmeden geldi. Cenâb-ı Hak onlara: “Ben size o ağacı yasaklamadım mı? Üstelik şeytanın sizin apaçık düşmanınız olduğunu söylemedim mi” buyurdu. Bu ikazlardan birincisi, yasağa karşı gelmelerinden dolayı; ikincisi de düşman sözüne aldanmalarından dolayı vaki olmuştur. Çünkü Allah Teâlâ onlara ağaca yaklaşmayı yasaklarken şeytanın kendileri için apaçık düşman olduğunu, onun hilesinden sakınmalarını da onlara ihtar etmişti. (bk. Tâhâ 20/117)
Böylece Âdem ve Havva, kıyâmete kadar insanlara musallat olacak baş düşmanları İblîs’le bu ilk karşılaşmalarında imtihanı kaybettiler. Fakat umutsuzluğa düşmediler, kibre kapılmadılar. Aksine günahlarını itiraf ederek Rablerine yöneldiler, O’nun sonsuz merhametine sığındılar:
Muhtasar Tefsir
Böylece bir kandırmaca ve aldatmayla onları içinde bulundukları makamdan aşağı indirdi. Onlar, yasaklanan bu ağacın meyvesinden yiyince mahrem yerleri açılarak göründü. Onlar da mahrem yerlerini örtmek için üzerlerine cennetin yapraklarından örtmeye başladılar. Rableri o ikisine seslenerek dedi ki: "Ben, ikinize bu ağaçtan yemenizi yasaklamamış mıydım? İkinizi uyararak şeytanın, sizler için apaçık bir düşman olduğunu söylememiş miydim?"