Ferîkan hedâ ve ferîkan hakka ‘aleyhimu-ddalâletuk innehumu-tteḣażû-şşeyâtîne evliyâe min dûniAllâhi veyahsebûne ennehum muhtedûne
Meal
İki grup hâlinde: Bir grubu Allah doğru yola erdirmiştir. Diğer grubun ise, yanlış yolu seçmeleri yüzünden sapıklığa düşmesi kaçınılmaz bir gerçek olmuştur. Çünkü o sapıklığa düşenler, Allah’ı bırakıp şeytanları dost edindiler; yine de kendilerinin doğru yola olduklarını sanırlar.
Kur'an Tefsiri
Bu âyetle, sûrenin başından itibaren anlatılan mevzu, hususiyle Âdem ve İblîs kıssası bir neticeye bağlanmaktadır. Günahına tevbe eden ve Allah’a dönen Âdem doğru yolu bulanlara; kibir ve inadında ısrar edip Allah’a itaatten yüz çeviren İblîs de sapıklığa düşenlere misâl verilmektedir. Kıyâmete kadar bu hidâyet ve sapıklık çizgisi devam edecek; Yüce Allah’ın bir takdiri olarak kullardan bir kısmı Âdem gibi doğru yola erecek, bir kısmı ise İblîs gibi sapıklığa maruz kalacaktır. Ne hazindir ki, Allah’ı bırakıp şeytanları dost edinen hidâyet mahrumu ve sapıklık yolunun yolcuları olan o bedbahtlar, kendilerinin iyi bir iş yaptıklarını yani doğru yol üzere bulunduklarını sanıyorlar. Belki de onları hidâyetten alıkoyan en büyük nefsânî hastalık da bu yanlış düşünceleri olmaktadır.
Âdem oğullarına verilen tâlimatlar şöyle devam ediyor:
Muhtasar Tefsir
Doğrusu Allah, insanları iki grup kılmıştır. Sizlerden bir gruba doğru yolu göstererek onlara hidayeti kolaylaştırmış ve bunun önündeki engelleri de ortadan kaldırmıştır. Diğer grubun ise doğru yoldan sapmaları gerekli olmuştur. Çünkü onlar, Allah’ın dışında şeytanları dostlar edindiler. Kendilerinin doğru yolda olduklarını zannederek cahilce ona boyun eğdiler.