Berâetun minaAllâhi verasûlihi ilâ-lleżîne ‘âhedtum mine-lmuşrikîne
Meal
Bu, Allah ve Rasûlü’nden, kendileriyle anlaşma yaptığınız müşriklere bir ültimatomdur!
Kur'an Tefsiri
بَرَاۤءَةٌ (berâet), dostluk anlaşmasının kesilmesi, dokunulmazlığın kaldırılması ve sağlanmış olan emânın sona erdirilmesidir. Burada kelimenin özellikle “savaş çıkmasını gerektiren bir ilişki kesme” şeklindeki siyaset hukuku ve milletler arası hukuk dilindeki terim anlamı geçerlidir. Sûrenin ilk âyeti böyle bir ültimatom ile başlamakta, sonra bunun gerekçesi beyân edilmekte ve bu gerekçe herkese ilan edilmektedir.
Hicretin 9. yılında Tebük seferinden döndükten sonra Resûl-i Ekrem (s.a.s.), Hz. Ebûbekir’i hac emîri olarak vazifelendirdi. Hz. Ebubekir, beraberindeki müslümanlarla birlikte hareket ettikten sonra bu sûrenin başında yer alan âyetler nâzil oldu. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz, gelen bu ilâhî tâlimatları hacda toplanan insanlara tebliğ etmek üzere Hz. Ali’yi gönderdi. Hz. Ali kurban bayramının birinci günü Akabe cemresi yanında hacılara hitab etti. Kendisinin Peygamber (s.a.s.)’in elçisi olduğunu bildirdikten sonra sûrenin başından 30 kadar âyeti okudu. Şu dört hususu özellikle vurguladı:
· Bu seneden sonra Kâbe’ye hiç bir müşrik yaklaşmayacak,
· Hiç kimse çıplak olarak Kâbe’yi tavaf etmeyecek,
· Müminlerden başkası cennete giremeyecek,
· Müşrik kabîleler tarafından bozulmamış antlaşmalar, anlaşma süresinin sonuna kadar yürürlükte kalacaktır. (Tirmizî, Tefsir 9/7; Nesâî, Menâsik 161; Taberî, Câmi‘u’l-beyân, X, 82-86)
Müşriklere gösterilen yol şudur:
Muhtasar Tefsir
-Ey Müslümanlar!- Bu; Allah`tan ve resulünden bir uyarıdır. Arap yarımadasında kendileri ile anlaşma yaptığınız müşriklere anlaşmanın bittiğine dair bir ilandır.