Elem ya’lemû ennaAllâhe huve yakbelu-ttevbete ‘an ‘ibâdihi veye/ḣużu-ssadekâti veennaAllâhe huve-ttevvâbu-rrahîmu
Meal
Onlar bilmezler mi ki, kullarının tevbesini kabul buyuran ve onların içtenlikle verdikleri zekât ve sadakaları alıp değerlendiren yalnız Allah’tır. Gerçekten tevbeleri kabul eden ve merhameti bol olan da yalnız Allah’tır.
Kur'an Tefsiri
Allah Teâla kullarının tevbesini kabul buyurur, verilen sadakaları O alır. Her ne kadar o sadakaları, zekâtları kullar alıp kendi ihtiyaçları için kullansalar da, bunları Allah’ın emri ile verip aldıkları, daha açık bir ifadeyle sırf Allah adına ve O’nun rızâsı için yaptıkları için onları bizzat Cenâb-ı Hak almış olur. Bu hususta Resûl-i Ekrem (s.a.s.) şöyle buyurur:
“Kim, helâl kazancından bir hurma kıymetinde sadaka verirse, -ki Allah, helâlden başkasını kabul etmez- Allah o sadakayı bizzat kabul buyurur. Sonra onu dağ gibi oluncaya kadar, herhangi birinizin tayını büyüttüğü gibi, sahibi için ihtimamla büyütür.” (Buhârî, Zekât 8; Müslim, Zekât 63, 64)
“Şüphesiz ki sadaka muhtâcın avucuna düşmeden önce Rahmân’ın avucuna düşer.” (Heysemî, Mecma‘u’z-zevâid, III, 111)
Öyleyse:
Muhtasar Tefsir
Cihattan geri kalanlar ve Allah’a tövbe edenler, Allah’ın tövbe eden kullarının tövbelerini kabul ettiğini bilsinler. Muhakkak ki O, muhtaç olmadığı halde kullarından sadakaları kabul eder. Sadaka veren kimseye sadakasına karşılık olarak sevabını verir. Allah -Subhânehu ve Teâlâ- tövbe eden kullarının tövbelerini çokça kabul edendir. Onlara karşı merhamet edendir.