Ve-iżâ mâ unzilet sûratun feminhum men yekûlu eyyukum zâdet-hu hâżihi îmânâenc feemmâ-lleżîne âmenû fezâdet-hum îmânen vehum yestebşirûne
Meal
Bir sûre indirildiği zaman münafıklardan bazıları alaylı alaylı: “Bu sûre hanginizin imanını artırdı?” diye sorar. İman edenlere gelince, inen her sûre onların imanlarını kuvvetlendirir ve onlar, âyetlerde yer alan müjdelerle sevinirler.
Kur'an Tefsiri
Burada tekrar münafıkların indirilen Kur’an sûreleri karşısında sergiledikleri tutum ve davranışlara temas edilir. Kur’an, mü’minlerin imanlarını pekiştirip kuvvetlendirdiği, oradaki müjde veren işaretler mü’min gönülleri neş’e ve surûra garkettiği halde; kalpleri küfür ve nifak hastalığı ile çalışmaz hale gelmiş münafıkların küfürleri üstüne küfür, nifakları üstüne nifak, pislikleri üstüne pislik katmaktadır. Nitekim bir diğer âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:
“Biz Kur’an’ı mü’minlere şifa ve rahmet olarak indiriyoruz. O, zâlimlerin ise ancak ziyânını artırır.” (İsrâ 17/82)
Aslında Yüce Allah, münafıkların gerçeği görüp kâmil iman sahibi olmaları için zaman zaman uyarılarda bulunsa da, o gâfiller bunlardan gereken dersi çıkarmaktan yoksunlar:
Muhtasar Tefsir
Allah, peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-`e bir sure indirdiği zaman münafıklardan bazı kimseler alay ederek ve dalga geçerek: Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-`in getirdiği bu sure sizden hanginizin imanını artırdı? derler. Allah`a iman edip O`nun resulünün getirdiklerini tasdik edenler var ya; işte bir surenin inmesi onların önceki imanlarına iman katıp arttırmıştır. İndirilen bu vahiy ile içerisinde kendileri için dünyalık ve ahiretlik faydaları barındırdığından dolayı onlar mutlu olmuşlardır.