İtteḣażû ahbârahum veruhbânehum erbâben min dûniAllâhi velmesîha-bne meryeme vemâ umirû illâ liya’budû ilâhen vâhidâens lâ ilâhe illâ huvec subhânehu ‘ammâ yuşrikûne
Meal
Onlar Allah’ı bırakıp hahamlarını, râhiplerini ve Meryem oğlu Mesîh’i rab edindiler. Halbuki onlara, kendisinden başka ilâh olmayan bir tek Allah’a kulluk etmeleri emredilmişti. Allah, onların şirk koştukları şeylerden münezzehtir.
Kur'an Tefsiri
Adiy b. Hatim’in başından geçen şu hâdise bu âyette bahsedilen din âlimlerini rab edinme keyfiyetini gayet anlaşılır bir şekilde izah etmektedir.
Adiy b. Hatim şöyle anlatır:
Boynumda altından bir haç bulunduğu halde Resûlullah (s.a.s.)’in huzuruna vardım. Bana:
“- Bu da ne oluyor Ey Adiy? Şu putu üzerinden at” buyurdu.
Onu, Tevbe sûresindeki: “Onlar Allah’ı bırakıp hahamlarını, râhiplerini ve Meryem oğlu Mesîh’i rab edindiler” (Tevbe 9/31) âyetini okurken dinledim. Sonra şöyle buyurdu: “Onlar bunlara ibâdet etmiyorlardı. Fakat kendilerine bir şeyi helâl kıldıkları vakit onu helâl belliyorlar ve bir şeyi haram kıldıkları vakit de onu haram belliyorlardı.” (Tirmizî, Tefsir 9/10)
Buna göre, herhangi birini Rab edinmek için ona “rab” adını verip vermemek şart değildir. Allah’ın emrine uygun olup olmadığını hesaba katmadan o kişinin emrine uymak ve özellikle de dinin hükümlerine ait olan hususlarda o kişiyi kanun koymaya yetkili zannedip, ne söylerse, ne emrederse doğru kabul etmek, ona uyduğu zaman Allah’ın emrine ters düşeceğini hesaba katmadan hareket etmek, onun emirlerini taparcasına yerine getirmek onu rab edinmek ve ona tapmak demektir. Bu şekilde şirk düzenini ayakta tutmaya çalışanların elbette bir hedefi vardır:
Muhtasar Tefsir
Yahudiler, âlimlerini; Hristiyanlar ise abidlerini, Allah`tan gayrı rabler edindiler. Allah`ın onlara haram kıldıklarını helal kılıyor, helal kıldıklarını ise haram kılıyorlardı. Hristiyanlar, Meryem`in oğlu İsa Mesih`i, Allah ile beraber ilah edindiler. Allah, Yahudilerin âlimlerine; Hristiyanların abidlerine, Üzeyir ve Meryem`in oğlu İsa`ya sadece kendisine ibadet etmelerini ve hiçbir şeyi O`na ortak koşmamalarını emretti. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- tek ilahtır. O`ndan başka hak ilah yoktur. O, müşriklerin ve onların dışındakilerin iddia ettikleri gibi bir ortağının olmasından çok yücedir, beridir.