Felâ tu’cibke emvâluhum velâ evlâduhumc innemâ yurîduAllâhu liyu’ażżibehum bihâ fî-lhayâti-ddunyâ vetezheka enfusuhum vehum kâfirûne
Meal
Onların ne malları ne de evlatları sakın seni imrendirmesin! Çünkü Allah, onları daha dünya hayatında bunlar yüzünden sıkıntılara düşürmeyi ve neticede kâfir olarak can vermelerini istemektedir.
Kur'an Tefsiri
Münafıkların dikkatleri üzerine çekecek ve imrenilecek kadar mal ve evlatları olabilir. Cenâb-ı Hak, ister müslüman, ister münafık ister kâfir olsun dünya hayatında ayırım yapmaksızın herkese rızık vermiş ve maişet imkânları sunmuştur. Zaman zaman bu durum müslümana az, kâfire çok şeklinde de tezâhür etmekte, müslümanların yanlış bir takım düşüncelere kapılmasına sebep olmaktadır. Halbuki böyle düşünmeye gerek yoktur. Çünkü mü’min helâlinden kazanıp Allah yolunda harcadığı malının ve İslâm’a göre yetiştirdiği evladının hem dünyada hem de âhirette mükâfâtını görecekken, münafıklar mal ve evlatları yüzünden dünya hayatında sıkıntılara maruz kalacaklardır. Mal ve evlatları hususunda duydukları korkular ve endişeler sebebiyle Allah onları cezalandıracaktır. Nifak hallerini değiştirmedikleri takdirde kâfir olarak ölecek ve âhirette de ebedi azaba uğrayacaklardır.
Münafıkların bir başka kötü huyları da şudur:
Muhtasar Tefsir
-Ey Peygamber!- Münafıkların malları ve evlatları seni imrendirmesin ve sakın onlar için bu durumu hoş görme! Onların mallarının ve evlatlarının sonu kötü olacaktır. Allah, zorluk ve meşakkat ile onların mallarını ve evlatlarını, onların üzerine indirdiği bir azap ve musibet kılacaktır. Allah Teâlâ bunu, onların ruhları küfür üzerine çıkıncaya kadar yapacak ve onlar, cehennemin en alt tabakasında azap olunacaklardır.