Lâ ta’teżirû kad kefertum ba’de îmânikumc in na’fu ‘an tâ-ifetin minkum nu’ażżib tâ-ifeten bi-ennehum kânû mucrimîne
Meal
Artık boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz iman ettikten sonra tekrar küfre girdiniz. Samimi tevbelerinden dolayı sizden bir grubu affetsek bile, diğerlerini inkâr ve günahta ısrar etmeleri sebebiyle cezalandıracağız.
Kur'an Tefsiri
Bu âyet-i kerîmeler de Tebük seferi sırasında nâzil olmuştur. Rivayete göre Tebük seferinde münafıklardan birisi Resûlullah ve ashâbını kastederek: “Şu bizim kurramız gibi midesine düşkün, dili yalancı, düşmanla karşılaşma esnasında korkak olanını görmedim” dedi. Sahâbeden Avf b. Mâlik (r.a.): “Yalan söyledin, fakat sen bir münafıksın ve hiç şüphen olmasın bu söylediklerini gidip Resûlullah (s.a.s.)’e haber vereceğim” deyip olanları anlatmak üzere Peygamberimiz’e geldi. Fakat inen âyetler durumu ondan önce haber vermişti. Bahsedilen münafık Allah Resûlü (s.a.s.)’e geldi. Efendimiz yerinden ayrılmış, devesine binmişti. “Ey Allah’ın Rasûlü, biz lafa dalmış eğleniyor, yolcuların yolculuktan sıkılmasını önlemek üzere anlattığı sözler kabilinden aramızda konuşuyorduk” dedi. (Vâhidî, Esbâbu’n-nüzûl, s. 255)
Yine Tebük seferinde Allah Resûlü (s.a.s.)’in önünde bir grup münafık yürüyordu. İçlerinden birisi Efendimiz’i kastederek: “Bu adam Şam’ın kalelerini ve saraylarını fethedeceğini sanıyor, heyhat ki heyhat!” dedi. Allah Tealâ, Rasûlü’nü onun bu sözüne muttali kıldı. Oradakilere: “Binitleriniz üzerinde bekleyin” buyurup o münafıkların yanına geldi ve: “Şöyle şöyle söylediniz değil mi?” buyurdu. Onlar: “Ey Allah’ın Rasûlü, biz konuşmaya dalmış eğleniyorduk” dediklerin de bu âyet-i kerîmeler nâzil oldu. (Vâhidî, Esbâbu’n-nüzûl, s. 256)
Münafıkların kim olduğunu daha iyi tanıyabilmemiz için onların diğer kötü vasıfları şöyle haber verilmektedir:
Muhtasar Tefsir
Boşuna yalan özürler ile özür dilemeyin. İçinizde gizlemiş olduğunuz inkârınızı alay etmek suretiyle açığa vurdunuz. İçinizden bir grubu, nifakı terk edip ondan tövbe etmeleri ve Allah`a karşı ihlaslı olmaları sebebi ile bağışlasak bile diğer bir gruba, nifak üzerinde ısrar etmeleri ve bundan tövbe etmemeleri sebebi ile azap edeceğiz.