İnne-lleżîne hakkat ‘aleyhim kelimetu rabbike lâ yu/minûne
Meal
Şu bir gerçek ki, haklarında Rabbinin azap sözü kesinleşmiş olanlar iman etmezler.
Kur'an Tefsiri
Kendi tercihleriyle giriftâr oldukları küfür ve mâsiyetleri sebebiyle haklarında Allah’ın kahrı, gazabı ve azabı kesinleşen kimseler, her türlü âyet, delil ve mûcize gözlerinin önüne dikilse bile iman etmezler. Azabı görünce iman ederler, fakat bunun kendilerine bir faydası olmaz. Bu âyetler de yine müşriklerin inkârlarından asla etkilenmemeleri, önceki kavimlerde olup bitenlerin Allah’ın devamlı cârî halde bulunan bir âdeti olduğu, dolayısıyla aynısının yaşanabileceği hususunda Peygamberimizi ve mü’minleri teselli etmektedir. Nasıl Firavun ve kavmi inanmamış, fakat Firavun gibi, tarihin küfür bataklığına batmış en azılı despotlarından biri, Allah’ın daha dünyada gösterdiği boğulma azabıyla karşılaşınca faydasız da olsa inanmak mecburiyeti hissetmişse, Kur’an karşısında Firavunca diretenler de hayatlarında inanmasalar da, benzer bir azap tepelerine indiğinde, en azından ölüm acısıyla baş başa kaldıklarında aynen Firavun gibi iman ikrarında bulunacak, fakat bu, kendilerine fayda vermeyecektir. Dolayısıyla onların inanmaması, mü’minlerin şevklerini kırmamalı, dâvalarına olan imanlarında onları sarsıntıya uğratmamalıdır.
Azabı görünce iman etmenin kimseye fayda vermediği kaidesinin bir istisnâsı olarak Hz. Yûnus’un kavminin hali şöyle haber verilir:
Muhtasar Tefsir
Küfür üzerinde olmaya ısrar etmeleri sebebiyle Allah Subhânuhu ve Teâlâ`nın küfür üzerine öleceklerine dair hüküm verdiği kimseler; ebediyen iman etmezler.