Ulâ-ike-lleżîne ḣasirû enfusehum vedalle ‘anhum mâ kânû yefterûne
Meal
İşte kendilerini helâke sürükleyip ziyana uğratanlar bunlardır. İlâh diye uydurdukları şeyler de kendilerini yüzüstü bırakıp görünmez oluverdi!
Kur'an Tefsiri
Allah onlara Kur’an âyetlerini işitmeleri için kulaklar verdi; varlığının delillerini görmeleri için de baş ve kalp gözleri verdi. Fakat onlar bu kuvvelerini hakkı dinlemek ve onu görmek yolunda kullanmadılar. Buna göre insan, kulağını ve gözünü nerede ve nasıl kullandığına; onlarla neyin izini sürdüğüne dikkat etmelidir. Çünkü manevî âlemin kapılarının açılmaya başlaması için kulağı ve gözü iyi kullanmanın ehemmiyeti büyük olduğu gibi, o kapıların kapanması ve insanın manen zarar etmesi açısından da gözü ve kulağı kötü kullanmanın rolü büyüktür. İşte âyetlerde bahsedilen bedbahtlar, bu ilâhî nimetleri yerli yerince kullanmamanın cezası olarak imandan mahrum kalmışlar ve azabı hak etmişlerdir. Onların, kaçıp bir yere sığınarak kendilerini Allah’ın azabından kurtarmaları mümkün olmadığı gibi, bu hususta onlara yardım edecek hiçbir dost da bulamayacaklardır. Herhangi bir haksızlığa uğratılmaksızın, sırf küfür ve günahlarının, başkalarını Allah yolundan saptırmalarının âdilâne cezası olarak kat kat azaba uğratılacaklardır. Bunlar, kendilerini zarara uğratan, ebedî saadet ve mutluluklarını kendi elleriyle hebâ eden zavallılardır. Hayal ve vehim mahsülü olarak uydurdukları şeyler yanlarından yok olup gidecek; değişmez gerçekle yüz yüze geleceklerdir. Görüldüğü üzere âhirette en çok zarara uğrayanlar, bu kimseler olacaktır.
Buna karşılık:
Muhtasar Tefsir
İşte bu sıfatlar ile vasıf olunmuş olanlar, Allah ile beraber ortaklar edinerek kendi nefislerini helaka sürüklemek suretiyle kendilerini ziyana uğratan kimselerdir. Onların uydurdukları ortakları ve şefaatçileri de kendilerinden uzaklaşıp gitmişlerdir.