Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Hûd Sûresi Tefsiri

Hûd Sûresi 62. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
قَالُوا يَا صَالِحُ قَدْ كُنْتَ ف۪ينَا مَرْجُوًّا قَبْلَ هٰذَٓا اَتَنْهٰينَٓا اَنْ نَعْبُدَ مَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَا وَاِنَّنَا لَف۪ي شَكٍّ مِمَّا تَدْعُونَٓا اِلَيْهِ مُر۪يبٍ ٦٢

Kâlû yâsâlihu kad kunte fînâ mercuvven kable hâżâs etenhânâ en na’bude mâ ya’budu âbâunâ ve-innenâ lefî şekkin mimmâ ted’ûnâ ileyhi murîbun

Meal

Şöyle dediler: “Ey Sâlih! Sen bundan önce aramızda kendisine umut bağladığımız biriydin. Şimdi ne oldu da bizi atalarımızın taptığı putlara tapmaktan vazgeçirmeye çalışıyorsun? Şunu bil ki biz, bizi inanmaya çağırdığın bu yeni din hususunda çok ciddi bir şüphe içindeyiz.”

Kur'an Tefsiri

İnkarcı kavim:  “Ey Sâlih! Sen bundan önce aramızda kendisine umut bağladığımız biriydin” (Hûd 11/62) sözüyle şunu kastediyorlardı: “Biz senin aklına, ilmine, irfanına, firâsetine, ciddiyetine ve muteber kişiliğine bakarak büyük bir insan olacağını bekliyorduk. Büyük başarılar elde edeceğini ve bu sayede bizim de diğer kabileler üzerine hâkim olmamızı sağlayacak imkânlara kavuşacağımız günleri bekliyorduk. Fakat sen bizleri mahvedecek bir akideyi, tevhid ve âhiret inancı üzere kurulmuş bir inancı getirerek bütün hayallerimizi yıktın.”

Burada dikkat çeken bir husus şudur: Peygamberimiz (s.a.s.) de, peygamberliğinden önce toplumu arasında “el-Emîn; kendisine güvenilir”, “es-Sâdık; doğru sözlü ve dürüst” sıfatlarıyla vasıflanmış, sevilen, güvenilen bir insandı. Fakat onları sahte ilâhları, putları bırakıp yalnız Allah’a kulluğa çağırınca: “O kadar çok ilâhımızı bir tek ilâh mı yapacakmış? Ne tuhaf şey bu böyle!” (Sād 38/5) ve “Biz, bu tek ilâh iddiasını zamanımızdaki inanç sistemlerinin hiçbirinde duymadık. Bu uydurmadan başka bir şey değil!” (Sād 38/ 7) dediler. Yalnız ona bağladıkları umutlarını yitirmekle kalmadılar, müdahale etmeye ve ona karşı gelmeye kalkıştılar. Hâsılı, Âd ve Semûd kavimleri peygamberlerine ne söyledilerse, onlar da Peygamberimiz (s.a.s.)’e aynı şeyleri söylediler.

Sâlih (a.s.), kavmini şu sözlerle ikaz etmeye çalıştı:

Muhtasar Tefsir

Kavmi O`na şöyle dedi: Ey Salih! Bu davetinden önce sen, bizim aramızda yüce bir makama sahip bir kimseydin. Bizler senin, akıllı ve öğüt veren bir kimse olmanı temenni ederdik. -Ey Salih!- Sen, bizi, atalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmekten yasaklıyor musun? Doğrusu biz, sadece Allah`a ibadet etmek hususunda şüphe içindeyiz. Bu şüphe bizi seni Allah hakkında yalan uydurmakla itham eder kılmıştır.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma