Kâle yâkavmi eraeytum in kuntu ‘alâ beyyinetin min rabbî veâtânî minhu rahmeten femen yensurunî minaAllâhi in ‘asaytuhus femâ tezîdûnenî ġayra taḣsîrin
Meal
Sâlih şöyle cevap verdi: “Ey kavmim! Söyleyin bakalım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delile dayanıyorsam ve O bana bizzat katından husûsî bir rahmet vermişse ne olacak? Eğer bu durumda O’na isyân edersem Allah’a karşı bana kim yardım edebilir? O takdirde sizin bana, zararımı artırmaktan başka bir faydanız olmaz ki!”
Kur'an Tefsiri
Sâlih (a.s.) kavmine, kendisinin Allah tarafından verilen apaçık bir delille hareket ettiğini, davasının gerçekliğinden asla şüphesi olmadığını, Allah’ın lütfettiği bu rahmeti bırakıp ataların bâtıl yoluna dönmek suretiyle Allah’a karşı geldiği takdirde kendisini Allah’ın gazabından kimsenin kurtaramayacağını söyler. Allah’ın mûcize olarak verdiği deveye dokunmamalarını, aksi takdirde derhal cezaya çarptırılacaklarını tembih eder. Fakat azgın kavim onun sözünü dinlemezler; deveyi ayaklarından keserek, yere devirip öldürürler. Sâlih (a.s.) onlara üç gün sonra kesinlikle helak edileceklerini, bu sözünde asla yalan bulunmadığını haber verir.
Acaba sonunda ne oldu:
Muhtasar Tefsir
Salih -aleyhisselam kavmine cevap olarak şöyle dedi: Ey Kavmim! Eğer ben Rabbimden (verilen) apaçık bir delil üzerinde isem ve O, bana kendinden bir rahmet vermişse ki, o peygamberliktir, buna ne dersiniz? Bu durum karşısında eğer ben, O`nun bana emrettiklerini tebliğ etmeyi terk ederek O`na asi olursam beni Allah`tan ve O`nun cezalandırmasından kim koruyabilir? O zaman sizler bana Rabbimin rızasından uzaklaştırmak ve saptırmaktan başka bir şey katamazsınız.