Vemraetuhu hammâlete-lhatabi
Meal
Karısı da beraber girecek. Hem de o ateşe odun taşıyıcı olarak.
Kur'an Tefsiri
Burada Ümmü Cemil için حَمَّالَةَ الْحَطَبِ (hammâlete’l-hatab) yani “odun taşıyıcısı” tavsifi yapılır. Bununla alakalı şu izahlar yapılabilir:
› Bu kadın, oduncular gibi liften yapılmış urganı boynuna bağlayıp Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in yoluna atmak üzere diken taşıdığı için “gerdanında bükülmüş ip bulunan odun hamalı” diye nitelendirilmiştir.
› Yahut cehennemde böyle bir duruma gireceğini anlatmak için ona bu vasıf verilmiştir.
› Yahut insanlar arasında koğuculuk yapıp arayı kattığı, insanları birbirine düşürüp kızıştırdığı için ona “odun hamalı” denmiştir. Çünkü koğuculuk yapana da: “İnsanlar arasında odun taşıyıp ateş yakıyor, onları birbirine katıp düşmanlık, kızgınlık, kavga çıkarıyor” denilir. Ateş nasıl odunla yanarsa, insanların birbirine kızması da koğucunun hareketleriyle olur. Âdeta koğucunun davranışı, kavga ateşinin yakıtı olmaktadır. O dünyada fitne ateşini tutuşturduğu gibi, cehennem ateşi de onun için tutuşacaktır.
› Rivayete göre o kadının mücevherden yapılmış kıymetli bir gerdanlığı vardı. “Lât ve Uzzâ’ya yemin olsun ki, bunları Muhammed’e düşmanlık yolunda harcayacağım” derdi. Bu sebeple Yüce Allah da, o gerdanlık yerine, boynuna ateşten bir ip takmıştır. (bk. İbn Kesîr, Tefsîru’l-Kur’ân, IV, 564)
İşte bu sebeplerle Cenâb-ı Hak, onlar hakkında müstakil bir sûre indirmiş, Habîbi’ne olan düşmanlıkları yüzünden ebediyen lanetlenmek üzere onları Kelâm-ı Kadîmi’ne pek fenâ bir şekilde kaydetmiştir. Hazin ve perişan âkıbetlerini bütün dünyaya bir ibret vesikası olarak sunmuştur. İslâm’da esas olanın kan akrabalığı değil, iman kardeşliği olduğunu açık bir misalle beyân etmiştir. Eğer bir kişinin imanı yoksa, Resûlullah (s.a.s.)’e akraba olması, hatta onun amcası olmasının bile hiçbir fayda vermeyeceğini bildirmiştir. Böylece kimsenin babasının, dedesinin veya herhangi bir akrabasının faziletine güvenerek aldanmamasını; sahih bir iman ve sâlih amellere yönelerek, ihsan seviyesinde bir kullukla kendini kurtarmaya çalışmasını telkin etmektedir.
Tebbet sûresinde bahsedilen ebedî zarar ve hüsrandan kurtulmak için yegâne çarenin Allah’ın dînine sarılmak ve bunun için de önce tevhid ve ihlas ile Allah’ı tanımak olduğunu beyân için şimdi İhlâs sûresi gelecektir:
Muhtasar Tefsir
Yürüdüğü yola dikenler atarak, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-`e eziyet eden karısı Ümmü Cemil de cehenneme girecektir.