Vemâ erselnâ min kablike illâ ricâlen nûhî ileyhim min ehli-lkurâk efelem yesîrû fî-l-ardi feyenzurû keyfe kâne ‘âkibetu-lleżîne min kablihimk veledâru-l-âḣirati ḣayrun lilleżîne-ttekavk efelâ ta’kilûne
Meal
Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de, başka değil, ancak senin gibi şehirlerin halkı arasından kendilerine vahyettiğimiz bir kısım erkeklerdi. İnsanlar yeryüzünde gezip de, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuş bakıp ibret almazlar mı? İyi bilin ki âhiret yurdu, Allah’a karşı gelmekten sakınan ve gönlü O’nun korkusu ve saygısıla dopdolu olanlar için şüphesiz daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?
Kur'an Tefsiri
Ehl-i Sünnet’in anlayışına göre bütün peygamberler erkeklerden ve şehirlerde oturan medenî insanlar arasından gönderilmiştir. Çünkü kadınlar, fizikî ve ruhî yapıları itibariyle peygamberlik yükünü kaldırabilecek kuvvet ve iktidara sahip değillerdir. Bedevîler ise peygamberliğin ifası için gerekli olan hikmet, nezâhet ve incelikten mahrumdurlar. Medenî insanların ahlâkî olgunluklarında bedevîlere göre daha fazla gelişmişlik ve çekicilik vardır. Onlarda bilgi, görgü, yumuşak başlılık, uysallık ve ünsiyet öndedir. Bedevîlerde ise bilgisizlik, görgüsüzlük, kabalık, sertlik, acımasızlık ve karamsarlık önde gelir. (bk. Tevbe 9/97) Buna göre bedevilik, bir peygamberde bulunması hikmet gereği olan incelik ve çekiciliğe, olgunluk ve güzelliğe uygun değildir. Bu sebeple, ilâhî sünnetin bir gereği olarak peygamberler, hep şehir ve kasaba ahâlisinden, yani medenî kesimin erkekleri arasından gelmiştir. Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.) de, “şehirlerin anası” mânasına gelen “Ümmü’l-kurâ” adındaki Mekke şehrinde doğmuş ve orada kendisine peygamberlik verilmiştir. Dolayısıyla ona inanmamak için, kasdî inkâr ve inattan başka hiçbir haklı gerekçe kalmamaktadır.
O halde:
Muhtasar Tefsir
-Ey Resul!- Senden önce insanlardan sadece erkek olan peygamberler gönderdik, melek göndermedik. Sana vahyettiğimiz gibi onlara da vahyettik. Onlar çöl halkı olan bedeviler değil şehir halkıydı. Kavimleri onları yalanladı, biz de onları helak ettik. Seni yalanlayanlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce yalanlayanların sonu nasıl oldu düşünüp ibret almazlar mı? Ahiret yurdundaki nimetler dünyada Allah`tan korkan takva sahipleri için daha hayırlıdır. Emirlerini yerine getirip -bunun en büyüğü iman etmektir- yasaklarından sakınarak -bunun en büyüğü Allah`a şirk koşmaktır- Allah`tan korkmanın sizin için daha hayırlı olduğunu akıl etmeyecek misiniz?