Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Yûsuf Sûresi Tefsiri

Yûsuf Sûresi 64. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
قَالَ هَلْ اٰمَنُكُمْ عَلَيْهِ اِلَّا كَمَٓا اَمِنْتُكُمْ عَلٰٓى اَخ۪يهِ مِنْ قَبْلُۜ فَاللّٰهُ خَيْرٌ حَافِظًاۖ وَهُوَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ ٦٤

Kâle hel âmenukum ‘aleyhi illâ kemâ emintukum ‘alâ eḣîhi min kablus faAllâhu ḣayrun hâfizâanc ve huve erhamu -rrâhimîne

Meal

Yâkub dedi ki: “Daha önce kardeşi Yûsuf’u size güvenip nasıl emânet ettiysem, şimdi onu da aynı şekilde size emânet edeyim, öyle mi?! Şunu bilin ki, ben onu size değil, Allah’a emânet ediyorum. Çünkü Allah, koruyup gözetenlerin en hayırlısı ve merhamet edenlerin en yücesidir!”

Kur'an Tefsiri

Yûsuf’un kardeşleri, babalarının yanına döner dönmez, henüz yüklerini açmadan, Mısır’da gördükleri alaka, ihsan ve ikramlardan bahsetmeden, “Bir daha erzak almamız bize yasaklandı” (Yûsuf 12/63) tarzında acı bir haberle söze başladılar. Sanki bütün zahmetleri boşa gitmiş ve elleri boş geri dönmüşlerdi. Böyle davranmaları, şüphesiz, babalarını acındırarak kardeşleri Bünyamin’i kendileriyle beraber göndermesini sağlamaktı. Çünkü daha önce Yûsuf’la ilgili çevirdikleri işler sebebiyle babalarının kendilerine olan güvenini sarstıklarını, dolayısıyla Bünyamin için izin vermeme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyorlardı. Düşündükleri gibi de oldu. Nitekim Bünyamin’le alakalı taleplerine Hz. Yakup, sitemkâr bir ifadeyle menfi karşılık verdi: “Biliyorsunuz ya, daha önce Yûsuf’u size emanet ettim de ne oldu? Onun hakkında da böyle bastıra bastıra, «Biz onu koruruz» (Yûsuf 12/12) demiştiniz de ne yaptınız? Koruyabildiniz mi? Şimdi Bünyamin’le alakalı olarak «biz onu elbette gözümüz gibi koruyacağız» demenize nasıl güvenebilirim?  Size değil, ancak Allah’a güveniyorum; çünkü muhafaza edeceklerin en hayırlısı O’dur. Merhametlilerin en merhametlisi de O’dur” dedi. Yalnız son cümleleriyle, az da olsa Bünyamin’i gönderebileceğine dair müspet işaret vermiş oldu.

Yûsuf’un kardeşlerini sevindiren bir diğer gelişme de şu oldu:

Muhtasar Tefsir

Babaları onlara şöyle dedi: Daha önceden öz kardeşi Yusuf hakkında size ne kadar güvendi isem bunun hakkında da o kadar güveniyorum. Size Yusuf hakkında güvendim, onu koruyacağınız hakkında söz verdiniz ve vaadinizi tutmadınız. Koruma vaadi hakkındaki vermiş olduğunuz söze güvenmiyorum. Benim güvenim Allah`adır. O, korumak istediği kimseyi koruyanların en hayırlısı ve rahmet etmek istediği kimseye rahmet edenlerin en merhametlisidir.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma