Velemmâ fetehû metâ’ahum vecedû bidâ’atehum ruddet ileyhims kâlû yâ ebânâ mâ nebġîs hâżihi bidâ’atunâ ruddet ileynâs venemîru ehlenâ venahfezu eḣânâ venezdâdu keyle ba’îrins żâlike keylun yesîrun
Meal
Yüklerini açınca ödedikleri erzak bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. Çok sevindiler ve: “Baba, baba!” dediler, “başka ne isteyebiliriz ki? Bak, ödediğimiz erzak bedeli bize geri verilmiş. Bununla yine ailemize erzak getirir, eğer bizimle gönderirsen kardeşimizi korur, hem de bir deve yükü fazla erzak alırız. Öyle cömert bir insandan pek kolay bir alım olacak bu!”
Kur'an Tefsiri
Hz. Yâkub’un oğulları Mısır’dan getirdikleri yükleri açıp, ödedikleri erzak bedellerinin geri verildiğini görünce sevindiler. Burada, Hz. Yûsuf’un aldığı bu ikinci tedbirin, beklediği gibi ikinci bir teşvik unsuru olduğu görülür. Bu vesileyle oğulları, erzak almak için tekrar gitme ve bunun için de Bünyamin’i yanlarında götürme taleplerini daha bir iştiyakla babalarına yeniden arzettiler. Fakat Yâkub (a.s.), bununla kifâyet etmeyip, her birinden Bünyamin’i kendisine geri getireceklerine dair Allah adına kesin bir söz aldı. Konuştuklarına da Allah’ı şâhit kıldı. Ancak çepeçevre kuşatılmaları, elleri kolları bağlanıp çaresiz kalmaları ve helak edilip yok olmaları durumunu istisnâ etti. Belki bununla da, farkında olarak veya olmayarak, evlatlarının bu gidişte başlarına gelecek sıkıntılara da işaret etmiş oldu. Bütün bu ihtimalleri dikkate alarak yola koyulacakları sırada oğullarına şu öğütte bulundu:
Muhtasar Tefsir
Yanlarında götürdükleri yüklerini açtıklarında zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. Babalarına: Bu ikramdan sonra Aziz`den daha ne isteriz? Aziz, bize lütufta bulunarak erzakların bedelini geri verdi. Onunla ailemize yeni yemek getirir ve korktuğun şeylerden de kardeşimizi koruruz. Kardeşimizin yanımızda olmasından dolayı bir deve yükü yiyecek daha alırız. Bir deve yükü daha fazla yiyecek vermek Aziz`in katında kolay bir şeydir.