Velemmâ deḣalû ‘alâ yûsufe âvâ ileyhi eḣâhus kâle innî enâ eḣûke felâ tebte-is bimâ kânû ya’melûne
Meal
Kardeşleri, Yûsuf’un huzuruna çıktıklarında o öz kardeşi Bünyamin’i yanına aldı, onunla bir süre baş başa kaldı ve ona: “Ben, senin kardeşin Yûsuf’um; onların daha önce yaptıklarına üzülme!” dedi.
Kur'an Tefsiri
Rivayete göre kardeşleri Yûsuf’un huzuruna girdiklerinde: “İşte getirmemizi istediğin kardeşimiz budur, onu getirdik” diye takdim ettiler. O da: “İyi ettiniz, isabet eylediniz” dedi. Hepsine bir ziyafet verdi ve onları ikişer ikişer sofraya oturttu. Bünyamin tek kaldı, kendi kendine: “Şimdi kardeşim Yûsuf sağ olsaydı, o da benimle birlikte otururdu” dedi ve gözlerinden yaş damladı. Yûsuf da: “Kardeşiniz tek kaldı” diyerek onu kendi yanına aldı. Sonra her iki kişiye birer yatak odası hazırlattı ve: “Bunun ikincisi yok, bu da benim yanımda olsun” diyerek kendi odasına götürdü. Yûsuf onun, ölen kardeşi için çok üzüldüğünü görünce: “O ölen kardeşinin yerine ben senin kardeşin olsam ister misin?” dedi. O da: “Senin gibi kardeşi kim bulabilir? Fakat ne çare ki, seni Yâkub ile Râhil doğurmuş değil” diyerek içini çekti. İşte o vakit Yûsuf ağladı; kalkıp boynuna sarıldı. Kendini tanıtıp: “Ben gerçekten senin kardeşinim. Bunun için onların daha önce yaptıklarına aldırma. Bu sefer de benim adamlarımın sana yapacakları oyundan dolayı sakın telaşlanıp üzülme. Sana anlattığım bu şeyleri kimseye sezdirme, hiç duymamış gibi serinkanlı ol” dedi. (bk. Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, XVIII, 41-142)
Hz. Yûsuf, kardeşi Bünyamin’i yanında tutabilmesi için, Allah Teâlâ’nın kendine öğrettiği bir planı, en hassas noktalarına dikkat ederek tatbik etti:
Muhtasar Tefsir
Yusuf`un kardeşleri yanına girdiğinde yanlarında öz kardeşi de bulunuyordu ve öz kardeşini yanına çekip gizlice ona: "Şüphesiz ki ben senin öz kardeşin Yusuf`um! Kardeşlerinin bize karşı eziyet, kin tutmak ve beni kuyuya atma gibi pervasız davranışlarından dolayı üzülme!" dedi.