Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Ra'd Sûresi Tefsiri

Ra'd Sûresi 11. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
لَهُ مُعَقِّبَاتٌ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ يَحْفَظُونَهُ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْۜ وَاِذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِقَوْمٍ سُٓوءًا فَلَا مَرَدَّ لَهُۚ وَمَا لَهُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَالٍ ١١

Lehu mu’akkibâtun min beyni yedeyhi vemin ḣalfihi yahfezûnehu min emriAllâhik innaAllâhe lâ yuġayyiru mâ bikavmin hattâ yuġayyirû mâ bi-enfusihimk ve-iżâ erâdaAllâhu bikavmin sû-en felâ meradde lehuc vemâ lehum min dûnihi min vâlin

Meal

Her bir insanın önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu kayıt ve koruma altına alan takipçi melekler vardır. Bir toplum, içinde bulundukları iyi hâli değiştirmedikçe, Allah, onlara olan nimetini değiştirmez. Fakat Allah, bir topluma kendi günahları yüzünden bir kötülük dilediği zaman, artık onun geri çevrilmesi mümkün değildir. Onları, Allah’tan başka koruyacak kimse de bulunmaz.

Kur'an Tefsiri

Cenâb-ı Hak, her bir insana, onu önünden ve arkasından takip eden bekçi melekler tayin etmiştir. Bunların, Allah’ın emriyle yerine getirdikleri iki mühim vazifeleri vardır: Birincisi, insanın tüm yaptıklarını, konuştuklarını, hal ve hareketlerini kaydetmek. İkincisi, görevli oldukları insanı koruyup muhafaza etmek. Bu hususta Allah Resûlü (s.a.s.) şöyle buyurur:

“Sizi gece gözetleyen, gündüz gözetleyen melekler vardır. Bunlar sabah namazında ve ikindi namazında buluşurlar. Geceleyin aranızda kalmış olanlar Allah’ın huzuruna çıkarlar. Allah Teâlâ, kullarının halini çok iyi bildiği halde, meleklere:

«–Kullarımı ne halde bıraktınız?» diye sorar. Melekler:

«–Yanlarına vardığımızda namaz kılıyorlardı, yanlarından ayrıldığımızda da yine namaz kılıyorlardı, onları hep namaz kılarken gördük» derler.” (Buhârî, Mevâkît 16; Müslim, Mesâcid 210)

Rivayete göre bir adam Hz. Ali’ye gelip: “Se­ni öldürmek isteyenler var, güvenlik tedbiri alsan herhalde iyi olur” der. Hz. Ali ona şu cevabı verir: “Her insanla birlikte onu kaderinde olmayan şeylerden koruyan iki melek vardır. Fakat kader geldiğinde melekler kişi ile kaderin arasından çekilirler. Şüp­hesiz ki ecel sağlam bir kalkandır; eceli gelmeyen ölmez.” (Taberî, Câmi‘u’l-beyân, XIII, 156)

Âyet-i kerîmede temas edilen diğer bir husus da, toplumların iyi hallerinin kötüleşmesinde geçerli olan ilâhî kanundur. Buna göre bir millet, kendilerinde bulunan iyi ahlâk ve meziyetleri değiştirip isyana dalmadıkça, Allah onların elindeki nimetleri değiştirmez. Fakat bir millet ahlâkını bozar, kötülük ve şerlere dalar, isyan yolunu tutarsa Allah da onlara lütfettiği nimetleri ellerinden alır, perişan olurlar. Çünkü Allah, şartlar oluşup bir milleti cezalandırmak istediği zaman onu durduracak hiçbir kuvvet yoktur. (bk. Enfâl 8/53)

Şunlar da son derece ibret ve dehşet verici hâdiseler olarak gözlerimizin önünde arz-ı endâm ederler:

Muhtasar Tefsir

Allah -Subhânehu ve Teâlâ-`nın insanlar için ardı ardına gönderdiği melekleri vardır. Bazısı gece, bazısı da gündüz gelir. Allah`ın emri ile insanları, yüce Allah`ın onlar hakkında yazıp, takdir ettiği şeylerden korurlar. Aslında bu şeylerin onlara zarar vermemesini yüce Allah takdir etmiştir. Kulların söz ve amellerini yazarlar. Şüphesiz ki Yüce Allah, bir topluluğun içinde bulunduğu güzel durumu, şükredilecek bir durumdan kendilerini değiştirmedikleri sürece değiştirip, hoşlanmayacakları bir hale çevirmez. Eğer Allah -Subhânehu ve Teâlâ- bir kavmin helak olmasını dilerse O`nun bu isteğini geri çevirecek yoktur. -Ey İnsanlar!- Sizin için işlerinizi çekip çeviren Allah`tan başkası yoktur. Size isabet eden musibetleri defetmesi için O`na sığınırsınız.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma