Lilleżîne-stecâbû lirabbihimu-lhusnâc velleżîne lem yestecîbû lehu lev enne lehum mâ fî-l-ardi cemî’an vemiślehu me’ahu leftedev bihic ulâ-ike lehum sû-u-lhisâbi veme/vâhum cehennemus vebi/se-lmihâdu
Meal
Rablerinin emrine uyanlara en güzel mükâfat olarak cennet vardır. O’nun emrine uymayanlara gelince, yeryüzündeki her şey ve bir o kadarı daha kendilerinin olsa, azaptan kurtulmak için mutlaka hepsini fedâ ederlerdi. İşte hesâbın en kötüsü onları beklemektedir. Sığınacakları yer cehennemdir. Orası ne fenâ bir yataktır.
Kur'an Tefsiri
اَلْحُسْنٰى (hüsnâ); en güzel sonuç, en güzel mükâfat demektir. Bu da, sınırsız güzellikteki nimetlerle dolu ve kesintiye uğramadan ebediyen devam edecek olan cennettir. Rablerinin emrine uyan bahtiyarlar bu nimete ereceklerdir. O’nun emrine uymayanlar ise, böyle büyük bir nimetten mahrum kalmanın ötesinde çok kötü bir hesaba ve çok feci bir azaba uğrayacaklardır. Öyle ki, bu feci âkıbetten kurtulabilmek için, imkânları olsa, yeryüzündeki her şeyi, bir o kadarıyla beraber hemen fedâ etmek isteyecekler, fakat buna imkân olmayacaktır.
Dinî gerçekleri anlayıp kabul edenle etmeyen arasındaki farka gelince:
Muhtasar Tefsir
Rablerinin birleyip, O`na itaat çağrısına icabet eden müminler için mükâfatın en güzeli olan cennet vardır. Kendisini birlemeye ve itaat çağrısına icabet etmeyen kâfirler yeryüzü dolusu çeşit çeşit hazineye ve bunun bir katı fazlasına sahip olsalardı ve azaptan kendilerini kurtarmak için bu malların hepsini fidye olarak verme hususunda anlaşılma yapılsaydı bunu hemen kabul ederlerdi. İşte Allah`ın bu davetine icabet etmeyen kâfirler bütün yapmış oldukları kötülüklerden dolayı hesaba çekileceklerdir. Onların varacakları yer cehennemdir. Döşekleri ve kalacakları o ateş ne kötü bir yerdir.