Cennâtu ‘adnin yedḣulûnehâ vemen saleha min âbâ-ihim veezvâcihim veżurriyyâtihims velmelâ-iketu yedḣulûne ‘aleyhim min kulli bâbin
Meal
Bu güzel hayat, onların babalarından, eşlerinden ve zürriyetlerinden iyi olanlarla beraber girecekleri Adn cennetleridir. Melekler de her kapıdan yanlarına varıp onlara şöyle derler:
Kur'an Tefsiri
Onlar Adn cennetlerine yerleşeceklerdir. عدن (‘adn) kelimesi sözlükte “devamlı ikamet edilen yer, bir şeyin merkezi ve ortası, bir cevher veya madenin aslı” gibi mânalara gelir. Kur’ân-ı Kerîm’de جَنَّاتُ عَدْنٍ (cennâtü adn) şeklinde cennet kelimesiyle birlikte âhirette “müminlerin sonsuza kadar kalacağı çeşitli cennetleri tasvir etmek üzere” zikredilir. Bu cennetler içinde güzel meskenler, tahtlar, altın ve incilerle süslenmiş ince ipekten yeşil elbiseler, altın ve gümüşten takılar, sabah akşam ikram edilen türlü yiyecekler, eşlerine bağlı huriler ve çeşitli ırmaklar bulunmaktadır. (bk. Tevbe 9/72; Nahl 16/31; Meryem 19/61; Fâtır 35/33) Bahsedilen Adn cennetlerine yerleşen mü’minlerin huzur ve mutluluklarının tam olması için, baba, eş, evlat ve torunların da onlarla birlikte o cennetlere girecekleri müjdesi verilir. Ancak bunun için “salah” şartı getirilmektedir. Bunun mânası, iman, sâlih amel, güzel ahlâk ve iyiliklerle buna layık olmak demektir. Bu şart gerçekleşmeden, sadece cennetlik kimsenin akrabası olmak, onlarla birlikte cennete girmeye kafi gelmeyecektir. Cennetlikler nimet, huzur ve mutluluk içinde hoş vakit geçirirken melekler de, o bahtiyar kulların yanına her kapıdan girecek, onlara selam vereceklerdir. Onlara, dünyada ilâhî emirlere uymaya, yasaklardan sakınmaya, her türlü belâ ve musibete, fakirlik ve yoksulluğa, Allah yolunda cihada sabrettiklerinden dolayı bu güzel neticeye ulaştıklarını söyleyeceklerdir.
Takdire şayân özellikleri dile getirilen bu güzel insanların tam karşısına kulluk sorumluluklarını yerine getirmeyen, hatta tam aksini yapan kötü kimseler konmaktadır:
Muhtasar Tefsir
Bu övülen son, içinde devamlı olarak nimetlendirilip kalacakları cennetlerdir. Burada kendilerine verilen nimetler; babalarından, annelerinden, hanımlarından ve çocuklarından istikamet üzere olan ve onlarla karşılaşmaktan ülfet duydukları kimselerin (cennete) girmesi ile tamamlanır. Melekler de onların cennetteki evlerinin bütün kapılarından girip tebrik ederler.