Vefî-l-ardi kita’un mutecâvirâtun vecennâtun min a’nâbin vezer’un veneḣîlun sinvânun veġayru sinvânin yuskâ bimâ-in vâhidin venufaddilu ba’dahâ ‘alâ ba’din fî-l-ukulic inne fî żâlike leâyâtin likavmin ya’kilûne
Meal
Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler, bir kökten birkaç gövde hâlinde çatallı çıkan hurma ağaçları ve bir kökten tek sürgü halinde çatalsız çıkan hurma ağaçları vardır. Bunların hepsi aynı suyla sulanmaktadır. Buna rağmen canlılara sağladıkları ürünler bakımından, ayrıca tat, gıda ve kalite açısından biz onları farklı farklı yapıyor ve bazısını bazısına tercih edilir kılıyoruz. Elbette bunlarda aklını kullanan kimseler için dersler ve ibretler vardır.
Kur'an Tefsiri
Yeryüzünde birbirine komşu olan kıtalar, kara parçaları, toprak ve araziler bulunmaktadır. Bunlar birbirine yakın ve bitişik olduğu halde özellikleri birbirine benzemez. Hepsi birbirinden farklı biçimde, renkte ve hususiyettedir. Yeraltı ve yerüstü zenginlikleri bakımından farklıdırlar. Bunların bir kısmı tuzlu bir kısmı gevşek, bir kısmı sert ve kayalık bir kısmı bitek, bir kısmı taşlı veya kumlu bir kısmı da çamurlu ve bataklıktır. Bu çeşitlilik sayısız hikmet ve faydaya mebnidir. İnsanoğluna ve diğer yaratıklara sağladıkları faydaları açısından düşünüldüğünde, bu farklılığın, her şeyi ilim, irade, hüküm ve kudreti altında bulunduran bir Yaratıcı’nın nihâyetsiz hikmeti üzere tanzim edildiği anlaşılacaktır. Çünkü bu çeşitlilik insan medeniyetinin gelişmesine öylesine katkıda bulunmaktadır ki, bunu tesadüfle izah etmek mümkün değildir. Bu toprak parçaları üzerinde üzüm bağlarını, ekin tarlalarını, çatallı çatalsız hurma ağaçlarını var eden şüphesiz Cenâb-ı Hak’tır. Bu bağların, bahçelerin, meyve ve ağaçların hepsi aynı su ile sulanmaktadır. Fakat işin dikkat çeken tarafı, elde edilen ürünler, yetişen meyve ve sebzeler, renk, tat, şekil ve koku itibariyle birbirinden farklı olmaktadır. Bazısı bazısından daha leziz, daha kaliteli yetişmektedir. Hatta aynı dalda yetişen, aynı güneş ışığını alan ve aynı havayı soluyan iki meyveden biri daha iri, daha sulu, daha leziz olurken diğeri daha küçük, daha kuru ve hatta ekşi olabilmektedir. Hasılı ilâhî sanatta:
› Çokluğa rağmen sonsuz değerde sanat ve mükemmellik,
› Mutlak kolaylığa rağmen kusursuz düzen, sistem ve âhenk,
› İnanılmaz sürate rağmen tam bir denge, tenasüp ve sağlamlık,
› Sonsuzca çokluğa, karşıklığa ve dağılıma rağmen mükemmel ferdîlik ve ayrışma,
› Akıl almaz ucuzluğa rağmen en yüksek değer ve fiyat gönülleri hayranlığa sürüklemekte ve akılları dehşetlere düşürmektedir.
Bütün bunlar, elbette aklını kullanabilen kimseler için sonsuz ilim, kudret ve hikmet sahibi bir Allah’ın varlığını gösteren apaçık delillerdir.
Bu muhteşem ilâhî kudret akışları ne kadar insanı hayranlığa sevk ediyorsa, bu gerçekler karşısında taş gibi donuk duran kâfirlerin şu inkârcı tavırları da o kadar şaşkınlık vericidir:
Muhtasar Tefsir
Yeryüzünde birbirine yakın araziler vardır. Orada üzüm bağları, ekinler, bir gövdeden ve farklı farklı gövdelerden çıkan hurma ağaçları vardır ki bu bahçeler ve ekinler aynı su ile sulanır. Yan yana olmasına ve aynı yerden sulanmasına rağmen tat ve fayda bakımından bazısını bazısına üstün kıldık. Şüphesiz bu zikredilenlerde aklını kullanan toplum için deliller vardır. Çünkü onlar bundan ibret alan kimselerdir.