Veyekûlu-lleżîne keferû leste murselâenc kul kefâ biAllâhi şehîden beynî vebeynekum vemen ‘indehu ‘ilmu-lkitâbi
Meal
İnkâr edenler: “Sen peygamber değilsin” diyorlar. De ki: “Benimle sizin aranızda şâhit olarak Allah ile O’nun kitapları hakkında bilgi sahibi olanlar yeter!”
Kur'an Tefsiri
Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimiz’in peygamber olduğunun şâhitleri şunlardır:
› En büyük şâhit Allah Teâlâ’dır. Çünkü O, Peygamberimiz (s.a.s.)’e en büyük mûcize olarak Kur’ân-ı Kerîm’i indirmiş ve ona, doğruluğuna dair başka mûcizeler de ihsan etmiştir. Mûcize ise, birinin peygamber olduğuna kesin hüküm vermeyi gerektiren hususi bir iş, hârikulâde bir hâdisedir.
› İlâhî kitapların ilmine sahip olanlar da Peygamberimiz’in doğruluğuna şâhitlik ederler. Çünkü onlar, Hz. Muhammed (s.a.s.)’e indirilen gerçeklerle önceki peygamberlere indirilen gerçeklerin aynı olduğunu bilirler. Bunların aynı kaynaktan geldiğine şâhitlik yaparlar. Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur: “Onlar, ellerindeki Tevrat ve İncil’de özelliklerini yazılı buldukları o Rasûl’e, okuma yazma bilmeyen o peygambere uyarlar.” (A‘râf 7/157)
Kâfirlerin Peygamberimiz (a.s.)’ı ve Kur’an’ı inkâr etmelerine karşılık İbrâhim sûresi buna bir cevap keyfiyetinde Peygamber Efendimiz ‘in ve Kur’ân’ın hak olduğuna şehadet ederek başlayacaktır:
Muhtasar Tefsir
Kâfir olanlar: -Ey Muhammed!- Sen Allah tarafından gönderilmiş bir resul değilsin dediler. -Ey Resul!- Onlara de ki: Rabbim tarafından size gönderildiğime dair sizinle benim aramda şahit olarak yüce Allah ve içinde benim özelliklerimin geçtiği semavi kitapların ilmine sahip olanlar yeter. Allah kimin doğruluğuna şahitlik ederse, onu yalanlayanın yalanlaması zarar vermez.