Velekad erselnâ mûsâ bi-âyâtinâ en aḣric kavmeke mine-zzulumâti ilâ-nnûri veżekkirhum bi-eyyâmiAllâhic inne fî żâlike leâyâtin likulli sabbârin şekûrin
Meal
Nitekim Mûsâ’yı: “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın nimet ve felâket günlerini hatırlat” diye âyetlerimizle gönderdik. Hiç şüphesiz bunda, çok sabreden ve çok şükreden kimseler için nice ibretler, nice dersler vardır.
Kur'an Tefsiri
اَيَّامُ اللّٰهِ (eyyâmullâh), “Allah’ın günleri” demektir. Bununla İsrâiloğulları’nın başına gelen acı veya tatlı önemli hâdiseler kastedilir. Bunlar, Firavun’un zorbalığı altında geçen sıkıntı ve mihnet günleri ile; yine üzerlerine bıldırcın eti ve kudret helvasının indirildiği, denizin yarıldığı ve bulutun üstlerine gölgelik yapıldığı nimet ve ferahlık günleridir. Nitekim Arapların belli başlı hâdiselerini bildirmek üzere de أَيَّامُ الْعَرَبُ (eyyâmü’l-Arab) tabiri kullanılır.
Buna göre “Allah’ın günleri”nin hatırlatılmasında hem uyarma hem müjdeleme, hem kötü bir sonla korkutma hem de hayırlı bir âkıbet ile ümitlendirme vardır. Allah’ın hususi bir şekilde vuku bulan kahır, öfke ve helak tecellileri korkutmakta; nimet, lutuf ve ihsan tecellileri ise ümit vermektedir. Bunlarda birincisi sabrı hatırlatırken, diğeri de şükrü akla getirmektedir. Dolayısıyla bu büyük olayların hatırlatılmasında herkes için ibretler bulunmakla beraber özellikle çok sabreden ve çok şükredenler için daha mühim dersler, daha ince hikmetler yer almaktadır. Mü’min her ânında bu iki durumdan biri üzere olmalıdır. Eğer zaman gönlüne ve arzusuna uygun geçiyorsa şükürle meşgul olmalı; eğer işler arzu ettiği istikamette gitmiyorsa sabra sarılmalıdır. Nitekim Allah Resûlü (s.a.s.): “İman iki yarımdan oluşur: Bunun yarısı sabır, yarısı şükürdür” buyurur. (Beyhaki, Şuabu’l-İman, VII, 123)
Bu sebeple buyruluyor ki:
Muhtasar Tefsir
Ant olsun ki Musa -aleyhisselam-`ı da doğruluğuna delalet eden ayetlerle destekleyerek gönderdik. O, Rabbi tarafından gönderilmiştir. Kavmini küfür ve cehaletten, iman ve ilme çıkarmasını ona emrettik. Aynı zamanda Allah`ın kendilerine nimet verdiği günleri kavmine hatırlatmasını emrettik. Şüphesiz bu günlerde Allah`ın birliğine, kudretinin azametine ve müminleri nimetlendirmesine delalet eden apaçık deliller vardır. Allah`a itaat etmeye sabreden, nimetlerine ve ihsanına şükretmeye devam eden kimseler bunlardan istifade ederler.