Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Nahl Sûresi Tefsiri

Nahl Sûresi 30. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
وَق۪يلَ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْا مَاذَٓا اَنْزَلَ رَبُّكُمْۜ قَالُوا خَيْرًاۜ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةٌۜ وَلَدَارُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌۜ وَلَنِعْمَ دَارُ الْمُتَّق۪ينَۙ ٣٠

Vekîle lilleżîne-ttekav mâżâ enzele rabbukumc kâlû ḣayrâank lilleżîne ahsenû fî hâżihi-ddunyâ hasenetunc veledâru-l-âḣirati ḣayrunc veleni’me dâru-lmuttekîne

Meal

Gönülleri Allah’a saygıyla dopdolu olup O’na karşı gelmekten sakınanlara: “Rabbiniz ne indiriyor?” diye sorulduğunda onlar: “Sadece iyilik ve güzellik indiriyor” derler. İyilik yapanlara bu dünya hayatında güzel bir mükâfat vardır. Âhiret yurdu ise onlar için daha hayırlıdır. Gönüllerinde besledikleri o derin saygıyla Allah’a karşı gelmekten sakınanların varacağı yurt gerçekten ne güzeldir!

Kur'an Tefsiri

Hac mevsiminde Mekke’ye gelen çevre bölgelerin sakinleri müşriklere, peygamber olduğunu duydukları Hz. Muhammed (s.a.s.) hakkında soru sorarlar, onlar da Efendimiz’le ilgili olarak: “O sihirbazdır, şairdir, kâhindir, mecnundur” gibi yaftalarda bulunurlardı. Müminlere de aynı soru­yu sorarlar, onlar ise: “Allah ona iyiliği, güzelliği ve hidâyeti indirdi” derler ve bununla Kur’ân-ı Kerîm’i kastederlerdi. (Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, XX, 20)

Gerçekten “hayır” yani iyilik ve güzellik olarak vasfedilmeye en layık nimet, Kur’ân-ı Kerîm’dir. Çünkü o bütün güzellikleri, feyiz ve bereketleri içinde toplamıştır. Tüm dinî ve dünyevî iyilikler, zahirî ve batınî güzellikler ondan neş’et etmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’in getirdiği itikâdî, amelî ve ahlâkî hükümler istikâmetinde iyi bir kulluk yapanlara dünya hayatında bile iyilikler ve güzellikler lütfedilecektir. Onlar ilâhî yardıma nâil olacak, düşmanlarına karşı galip gelecek, can ve mallarını emniyet altına alacak, ganimet elde edecek ve daha nice maddî ve manevî güzelliklere erişeceklerdir. Âhiret yurdu ise onlar için dünyadan daha hayırlı olacaktır. Orada altlarından ırmaklar akan, içinde diledikleri her türlü nimet bulunan Adn cennetlerinde kalacaklardır. Hatta Allah Teâlâ’nın onlara bahşedeceği uhrevî nimetler henüz ruhlarını teslim ederken başlayacaktır. Melekler bir taraftan onların ruhlarını çok hoş ve güzel bir şekilde:

  Şirkten temizlenmiş ve arınmışlar olarak,

  Sâlih kimseler olarak,

  Söz ve fiilleri temiz olarak,

  Allah’ın ihsan edeceği mükâfatlara güvenerek, gönülleri hoş olarak,

  Allah’a kalp huzuru ve gönül hoşluğuyla yönelerek,

Vefatları güzel, kolay, zorluksuz ve acısız olarak alırken, bir taraftan da korkmamaları ve üzülmemeleri için onlara selam verecekler ve onları, yaptıkları sâlih amelleri sebebiyle cennetle müjdeleyeceklerdir. (bk. Fussılet 41/30-32) Yani onların âhiret yolculukları meleklerin rahmet kanatları altında, emniyet ve selâmet içinde başlayacak, sonsuza dek o şekilde nimetler, güzellikler içinde devam edecektir.

Şimdi, gerçeği tüm berraklığıyla gözler önüne seren bunca deliller ortada dururken, artık inkârcıların tevbe edip ebedi mutluluğa erişmek için daha ne diye beklediklerini sormak gerekir:

Muhtasar Tefsir

Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Rablerinden korkanlara şöyle denir: "Rabbiniz Peygamberiniz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-`e ne indirdi?" Onlar da şöyle cevap verirler: "Ona çok büyük bir hayır indirmiştir." Bu dünya hayatında Yüce Allah’a güzelce ibadet edenler ve onun yarattıklarına güzel muamele edenler için güzel bir karşılık vardır. Bu karşılığın bir parçası da zafer ve geniş rızıktır. Yüce Allah’ın ahiret hayatına ertelediği sevap onlar için dünya hayatında verdiği karşılıktan daha hayırlıdır. Ahiret yurdu, Rabbinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınan takva sahipleri için ne kadar da güzel bir yurttur.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma