Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Nahl Sûresi Tefsiri

Nahl Sûresi 31. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ لَهُمْ ف۪يهَا مَا يَشَٓاؤُ۫نَۜ كَذٰلِكَ يَجْزِي اللّٰهُ الْمُتَّق۪ينَۙ ٣١

Cennâtu ‘adnin yedḣulûnehâ tecrî min tahtihâ-l-enhârus lehum fîhâ mâ yeşâûnec keżâlike yecziAllâhu-lmuttekîne

Meal

O yurt Adn cennetleridir ki, oraya girerler, altından ırmaklar akar, orada onlar için diledikleri her şey vardır. Allah, takvâ sahiplerini işte böyle mükâfatlandırır.

Kur'an Tefsiri

Hac mevsiminde Mekke’ye gelen çevre bölgelerin sakinleri müşriklere, peygamber olduğunu duydukları Hz. Muhammed (s.a.s.) hakkında soru sorarlar, onlar da Efendimiz’le ilgili olarak: “O sihirbazdır, şairdir, kâhindir, mecnundur” gibi yaftalarda bulunurlardı. Müminlere de aynı soru­yu sorarlar, onlar ise: “Allah ona iyiliği, güzelliği ve hidâyeti indirdi” derler ve bununla Kur’ân-ı Kerîm’i kastederlerdi. (Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, XX, 20)

Gerçekten “hayır” yani iyilik ve güzellik olarak vasfedilmeye en layık nimet, Kur’ân-ı Kerîm’dir. Çünkü o bütün güzellikleri, feyiz ve bereketleri içinde toplamıştır. Tüm dinî ve dünyevî iyilikler, zahirî ve batınî güzellikler ondan neş’et etmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’in getirdiği itikâdî, amelî ve ahlâkî hükümler istikâmetinde iyi bir kulluk yapanlara dünya hayatında bile iyilikler ve güzellikler lütfedilecektir. Onlar ilâhî yardıma nâil olacak, düşmanlarına karşı galip gelecek, can ve mallarını emniyet altına alacak, ganimet elde edecek ve daha nice maddî ve manevî güzelliklere erişeceklerdir. Âhiret yurdu ise onlar için dünyadan daha hayırlı olacaktır. Orada altlarından ırmaklar akan, içinde diledikleri her türlü nimet bulunan Adn cennetlerinde kalacaklardır. Hatta Allah Teâlâ’nın onlara bahşedeceği uhrevî nimetler henüz ruhlarını teslim ederken başlayacaktır. Melekler bir taraftan onların ruhlarını çok hoş ve güzel bir şekilde:

  Şirkten temizlenmiş ve arınmışlar olarak,

  Sâlih kimseler olarak,

  Söz ve fiilleri temiz olarak,

  Allah’ın ihsan edeceği mükâfatlara güvenerek, gönülleri hoş olarak,

  Allah’a kalp huzuru ve gönül hoşluğuyla yönelerek,

Vefatları güzel, kolay, zorluksuz ve acısız olarak alırken, bir taraftan da korkmamaları ve üzülmemeleri için onlara selam verecekler ve onları, yaptıkları sâlih amelleri sebebiyle cennetle müjdeleyeceklerdir. (bk. Fussılet 41/30-32) Yani onların âhiret yolculukları meleklerin rahmet kanatları altında, emniyet ve selâmet içinde başlayacak, sonsuza dek o şekilde nimetler, güzellikler içinde devam edecektir.

Şimdi, gerçeği tüm berraklığıyla gözler önüne seren bunca deliller ortada dururken, artık inkârcıların tevbe edip ebedi mutluluğa erişmek için daha ne diye beklediklerini sormak gerekir:

Muhtasar Tefsir

Saraylarının ve ağaçlarının altından ırmaklar akan, içine girdikleri kalıcı ve devamlı cennetler vardır. Bu cennetlerde onların canlarının çektiği yemekler, içecekler ve daha nice şeyler vardır. Yüce Allah, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-`in ümmetinden takva sahiplerine verdiği bu mükâfatın aynısını geçmiş ümmetlerdeki takva sahiplerine de verir.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma