Fentalekâ hattâ iżâ rakibâ fî-ssefîneti ḣarakahâs kâle eḣaraktehâ lituġrika ehlehâ lekad ci/te şey-en imrân
Meal
Böylece birlikte yola koyuldular. Nihâyet gidip bir gemiye bindiler. Hızır bu gemiyi deliverdi. Mûsâ dayanamayıp: “İçindeki yolcuları suda boğmak için mi onu deldin? Gerçekten çok tehlikeli bir iş yaptın!” dedi.
Kur'an Tefsiri
Buhâri ve Müslim’de geminin delinme kıssası şöyle anlatılır:
Hızır ve Mûsâ (a.s.) denizin kıyısında yürümeye koyuldular. Bir gemi geçti, kendilerini gemiye almak üzere sahipleriyle konuştular. Hızır’ı tanıdıklarından ücret almaksızın onları gemiye bindirdiler. Gemiye bindikten sonra, Mûsâ Hızır’ın, gemi tahtalarından birisini keserle yerinden söküp çıkarmakta olduğunu gördü. Ona: “Bunlar bizi ücretsiz olarak taşıdılar, sen kalktın içinde bulunan yolcular suda boğulsun diye onların gemilerini deliverdin” dedi. Sonra aralarında bu âyetlerde haber verilen konuşma geçti.
Resûlullah (s.a.s.) buyuruyor ki:
“Böylece Hz. Mûsâ’dan ilk unutma vâkî oldu. Bu sırada bir serçe gelip geminin kenarına kondu ve ardından su içmek üzere gagasını denize daldırdı. Bunun üzerine Hızır (a.s.) Hz. Mûsâ’ya: «Allah’ın ilmi yanında senin, benim ve bütün mahlûkâtın ilmi, şu kuşun denizden gagasıyla aldığı su kadardır» dedi.” (Buhârî, Tefsir 18/2-4; Müslim, Fezâil 170)
Hızır (a.s.), Hz. Mûsâ’nın özrünü kabul buyurdu. Beraberlikleri devam etti. Fakat Mûsâ (a.s.)’ın şimdi karşılaşacağı hâdise bir öncekiyle kıyaslanmayacak kadar tahammül üstü bir şey olacaktı:
Muhtasar Tefsir
Musa ve Hızır bunun üzerine görüş birliğine vardıktan sonra bir gemi bulana kadar deniz kenarına doğru yola koyuldular. Hızır`ın saygınlığından dolayı ücret ödemeden gemiye bindiler. Hızır geminin bir tahtasını yerinden çıkararak deldi. Bunun üzerine Musa sabretmeden Hızır`a dedi ki: "Sen bunu, bizi ücretsiz taşıyan gemiyi ve içindeki yolcuları batırmak için mi yaptın? Kesinlikle sen büyük bir iş yaptın."