Kâle emmâ men zaleme fesevfe nu’ażżibuhu śümme yuraddu ilâ rabbihi feyu’ażżibuhu ‘ażâben nukrân
Meal
Zülkarneyn şöyle dedi: “Kim zulmederse onu cezalandıracağız; sonra o Rabbine döndürülecek, Rabbi de ona benzeri görülmedik bir şekilde azap edecektir.”
Kur'an Tefsiri
Zülkarneyn (a.s.), memleketinin sınırlarını genişletip devletini güçlendirdi. Allah’ın buyruklarını dünyaya tebliğ etmeye başladı. Mü’minlerden meydana gelen ordusuyla ilk önce batıya doğru ilerledi. Uğradığı her yerde kâfirleri tevhîd inancına davet etti. Batının son noktasına kadar ilerledi. Artık karalar bitmiş, engin denizlerin kıyılarına ulaşmıştı. Güneş, sanki kara bir balçık gözesine batıyor gibiydi. Orada kâfir bir kavme rastladı. Onların bir kısmı iman etti. İmân etmeyenlerle savaşarak hepsini mağlûb etti. Sonunda onlar da tevbe edip topluca tevhîd inancını kabul ettiler. Kendisine uyanlar kurtuluşa erdiler, iman etmeyenler de cezalarını gördüler.
Zülkarneyn’in ikinci büyük seferi doğuya oldu
Muhtasar Tefsir
Zülkarneyn dedi ki: "Kendisine Allah`a ibadet etmeye çağırdıktan sonra Allah`a şirk koşan ve bunda ısrarcı olanı dünyada ölüm ile cezalandıracağız. Kıyamet günü Rabbine döndürülecek ve onu ürkütücü bir azapla azaplandıracaktır."