Kâle keżâlike kâle rabbuke huve ‘aleyye heyyinun vekad ḣalektuke min kablu velem teku şey-ân
Meal
Allah: “Evet, öyledir”, dedi, “fakat Rabbin buyurdu ki: «Bu, benim için çok kolaydır. Nitekim daha önce de, sen hiçbir şey değilken, seni yoktan ben yaratmıştım.»”
Kur'an Tefsiri
Hz. Zekeriyâ’nın şaşkınlığı, Allah Teâlâ’nın verdiği müjdeyi kabul etmeme mânasında değildir. Aksine kısır bir hanımdan ve artık kemikleri kurumuş, ihtiyarlığın nihâî noktasına gelmiş bir kocadan bir çocuk dünyaya getiren Yüce Allah’ın kudretine duyduğu hayreti dile getirmiştir. Bununla birlikte onun gönül âleminde sürûr ve mutluluk tomurcuklarının kıpırdamaya başladığı da anlaşılmaktadır. Cenâb-ı Hak, buna hayret etmesine gerek olmadığını, böyle şeyler yaratmanın Allah’ın nihâyetsiz kudreti yanında pek kolay olduğunu, bunu anlayabilmek için kendisinin yokken, hiçbir şey değilken yine Allah tarafından nasıl var edildiğini düşünmesinin yeterli olacağını bildirmiştir. Çünkü yaşlı bile olsalar bir anne ve babadan çocuğun yaratılması, hiçbir şey yokken yaratılmasına göre daha kolaydır.
Buna rağmen Hz. Zekeriyâ, müjdenin doğruluğu hususunda bir işaret görme arzusunu dile getirmekten kendini engelleyemedi:
Muhtasar Tefsir
Melek dedi ki: Evet dediğin gibi hanımın doğuramaz ve sen de ihtiyarlığın son noktasına gelmiş ve kemiklerin zayıflamış bir yaştasın. Ancak Rabbin şöyle buyurdu: Allah`ın Yahya`yı kısır bir anneden ve ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış bir babadan yaratması çok kolaydır. Ey Zekeriya! Ben seni daha önceden zikredilen bir şey değilken yoktan var ettim.