YemhakuAllâhu-rribâ veyurbî-ssadekâtik vaAllâhu lâ yuhibbu kulle keffârin eśîmin
Meal
Allah, malı artırdığı sanılan faize bereket vermez ve onu eksilte eksilte sonunda mahveder. Buna karşılık malı eksilttiği sanılan zekât ve sadakaları bereketlendirir. Allah, nankörlükte ve günahta ısrarlı olanların hiçbirini sevmez.
Kur'an Tefsiri
اَلْمَحْقُ “mahk” kelimesi, bir şeyin tıpkı ay gibi, yok oluncaya kadar peyderpey azalıp kaybolması mânasına gelir. İşte faiz alan kişinin durumu böyledir. Faiz, içinde ayın on dördü gibi parlak görülen servetleri aynen hilâlin peyderpey küçülmesi gibi küçülte küçülte nihâyetinde tamâmen yok eder. Onda hiçbir bereket ve sonra gelenlerin istifade edebileceği bir fayda bırakmaz. Buna ilâveten faiz, malları kazanacak, onları işletip kâr elde edecek insanların hayatlarını da kurt gibi yiye yiye bitirir, sonunda anaparanın batmasına da sebep olur. Allah Resûlü (s.a.s.) bu hususta şöyle ikazda bulunmaktadır:
“Faiz yoluyla malını artıran her kişinin âkıbeti, malının azalarak fakîrliğe dûçâr olmasıdır.” (İbn Mâce, Ticârât 58; Hâkim, IV, 353/7892)
Buna mukabil Cenâb-ı Hak, sadakaların bereketini artırır. Sadakası verilen malın temizlenerek çoğalmasına yardım eder. Peygamberimiz şöyle buyurur:
“Sizden biriniz yeni doğan tayını terbiye edip büyüttüğü gibi Allah verilen sadakayı kabul edip büyütür.” (Buhârî, Zekât 8; Müslim, Zekât 63)
“Zekât maldan hiçbir şey eksiltmez.” (Müslim, Birr 69)
Zekât gibi Allah için yapılan bütün ibâdetler mahza hayır ve berekettir. Bunların insana yararı çok olacaktır:
Muhtasar Tefsir
Allah, faizden gelen malı somut olarak telef eder yahut soyut anlamda içerisindeki bereketi alıp, giderir. Sadakaların ise karşılığını kat kat vererek arttırır ve sadaka verenlerin mallarını çoğaltır. Her iyilik on mislinden yedi yüz misline kadar karşılık bulur. Sadaka verenlerin mallarına bereket verir. Allah, hiçbir inatçı, haramı helal sayan, isyana ve günah işlemeye devam eden kâfiri sevmez.