Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Bakara Sûresi Tefsiri

Bakara Sûresi 59. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
فَبَدَّلَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا قَوْلًا غَيْرَ الَّذ۪ي ق۪يلَ لَهُمْ فَاَنْزَلْنَا عَلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ۟ ٥٩

Febeddele-lleżîne zalemû kavlen ġayra-lleżî kîle lehum feenzelnâ ‘ale-lleżîne zalemû riczen mine-ssemâ-i bimâ kânû yefsukûne

Meal

Fakat o zâlimler, kendilerine söyleneni başka bir sözle değiştirdiler. Biz de, işledikleri günah sebebiyle zulmedenlerin üzerine gökten korkunç bir azap indirdik.

Kur'an Tefsiri

Bu konuya A‘râf  sûresi 161-162. âyetlerde küçük farklarla tekrar yer verilecektir. Şehirden maksat Beytü’l-Makdis veya oraya yakın bir yer olan Erîhâ’dır. İsrâiloğulları Tîh sahrasında kırk sene kaldıktan sonra buraya girmekle emrolunmuşlardır. Zira tarihi bilgilere göre onlar Hz. Mûsâ hayatta iken Beytü’l-Makdis’e girememişlerdir. “Kapı”, ya o şehrin kapısı veya kendisine doğru namaz kıldıkları kubbenin kapısıdır. Bu kapıdan secde ederek, yani “boyun bükerek, tevâzu ile başlarını eğerek” girmeleri ve girerken de “Hıtta!” yani “Ya Rabbi! Bizi affet, günahlarımızı bağışla!” demeleri istenmiştir.

Bu emir karşısında onlar iki gruba ayrılmışlardır. Muhsinler ve zâlimler. Muhsin, yaptığı işi en doğru ve en güzel şekilde yapmaya çalışan, Allah’ın emir ve yasaklarına göre davranan ve yine tüm tutum ve davranışlarını Allah’ı görüyormuşçasına ifâ eden kimsedir. Burada muhsinler, Allah’ın emrettiği şekilde davrandıklarından âyet, onların mükâfatlarının fazlasıyla verileceğini müjdelemektedir. Zâlimler ise, ilâhî emirleri istenildiği şekilde yapmayan, doğruyu eğri, eğriyi doğru yerine koyan ve hep haksız bir tutum içinde olanlardır. Ayetin ifadesiyle bunlar, kendilerine söylemeleri emredilen sözü değiştirmişler, rivayete göre bağışlanma mânası ihtivâ eden “hıtta” yerine, alay etmek üzere “arpa dânesi” mânasında “hınta” demişlerdir. Kapıdan girerken de emre uygun şekilde başlarını eğerek değil, bir kudret tecellisi olarak kapı aşağıya doğru daraltıldığından yine emre muhalefet olsun diye butları üzerinde sürünerek girmişlerdir. (bk. Buhârî, Enbiyâ’ 28; Müslim, Tefsir 1) Allah Teâlâ, bile bile zulüm ve haksızlık yapan bu kimselerin üzerine, itaattan uzaklaşıp günaha dalmaları sebebiyle gökten korkunç, çirkin ve fecî bir azap indirmiştir. Rivayete göre vebâ salgınına uğramışlar ve on binlerce kişi helak olmuştur. (bk. Taberî, Câmi‘u’l-beyân, I, 436)

Taştan on iki gözenin fışkırmasına gelince:  

Muhtasar Tefsir

Onlardan zalim olanlar yapması gerekeni değiştirdiler, sözü tahrif ettiler. Arkaları üzerine sürünerek girdiler. Allah Teâlâ`nın emri ile alay ederek arpa tanesi manasına gelen (hınta kelimesini) söylediler. Bunun cezası olarak Allah, din sınırını aşıp emre muhalefet etmelerinden dolayı zalim olanların üzerine gökyüzünden azap indirdi.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma