Ve’aneti-lvucûhu lilhayyi-lkayyûmis vekad ḣâbe men hamele zulmân
Meal
Bütün yüzler, her zaman diri, her şeyin varlığı kendisine bağlı olan ve kâinatı yöneten Allah’ın önünde eğilmiştir. Zulüm yüklenerek gelen kimse, gerçekten hüsrâna uğramıştır.
Kur'an Tefsiri
O dehşetli kıyâmet günü bütün yüzler, yâni bütün insanlar dâimî bir hayat sahibi olan, hiçbir zaman ölmeyecek olan, her şeyin hâkimiyeti, idâre ve tasarrufu kudret elinde bulunan Yüce Allah’a zilletle boyun eğeceklerdir. O’nun, haklarında vereceği her hükme teslim olacaklardır. O gün, dünyadan zulüm yüklenerek gelenler hüsrâna uğrayacaklardır. Bu zulmün en büyüğü şüphesiz ki şirk günahıdır. Allah şirk günahını affetmeyecektir. Bu konuda Nebiyy-i Ekrem (s.a.s.) şu ikazda bulunur: “Zulümden kaçının. Çünkü zulüm kıyâmet gününde zâlime zifirî karanlık olacaktır. Cimrilikten de sakının. Çünkü cimrilik sizden önceki toplumları helak etmiş, onları birbirlerinin haksız yere kanlarını dökmeye, haramlarını helâl saymaya sevketmiştir.” (Müslim, Birr 56)
İmanla birlikte sâlih amel işleyenlere gelince, onlara ne yaptıkları kötülüklere fazladan bir ilâve yapılır, ne de hak ettikleri mükâfattan bir eksiltme yapılır. Böyle bir haksızlık olmayacağı gibi, aksine belki de Allah onların günahlarını affedecek, amellerinin mükâfatını da kat kat fazla verecektir. Kur’ân-ı Kerîm, akılla bilinmasi mümkün olmayan bu gerçekleri insanlık âlemine bidirmek üzere lütfedilmiştir:
Muhtasar Tefsir
Kulların yüzleri ölümsüz hayat sahibine, kullarının işlerini idare edip yönetene boyun büküp itaat etmiştir. Muhakkak ki günah yüklenen nefsini helaka sürükleyerek hüsrana uğramıştır.