Kâle âmentum lehu kable en âżene lekums innehu lekebîrukumu-lleżî ‘allemekumu-ssihras feleukatti’anne eydiyekum veerculekum min ḣilâfin veleusallibennekum fî cużû’i-nnaḣli veleta’lemunne eyyunâ eşeddu ‘ażâben ve ebkâ
Meal
Firavun şöyle dedi: “Ben size izin vermeden önce ona inandınız, ha? Demek ki, size sihri öğreten ustanız oymuş! Şimdi ellerinizi ve ayaklarınızı hiç tereddüt etmeden çaprazlama keseceğim ve sizi mutlaka hurma dallarına asacağım. Böylece hangimizin azabı daha şiddetli ve devamlıymış, o zaman anlayacaksınız!”
Kur'an Tefsiri
Firavun, sihirbazların Mûsâ (a.s.) ile işbirliği yapıp onunla birlikte hareket ettiklerini, hatta kendilerine sihri öğreten ustalarının Mûsâ olduğunu söylemek suretiyle, halkın kafasını karıştırarak, onların iman bakımından sihirbazlara uymalarını engellemek istedi. Nitekim A‘râf sûresinde bu husus daha açık bir şekilde ifade edilir:
“Firavun, tehditler savurarak şöyle dedi: «Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha! Bu yaptığınız, halkı kendi memleketlerinden çıkarmak için şehirde birlikte planladığınız bir oyundur. Ama başınıza neler gelecek, yakında göreceksiniz!»” (A‘râf 7/123)
Sonra onları ellerini ve ayaklarını çaprazlama keserek hurma dallarına asmakla, yani akıl almaz işkenceler yaparak öldürmekle tehdit etti. İman ettikleri Mûsâ’nın Rabbinin mi, yoksa kendinin mi daha şiddetli azap edeceğini onlara göstereceğini söyledi. Çünkü o, sadece dünya azabının şiddetini görüyordu. Âhiret azabının şiddetinden ise kör, habersiz ve gaflet içinde bulunuyordu.
Firavun’un bütün bu telâşı ve tehdidi, kendi mağlubiyetini örtbas ederek hem sihirbazları hem de hâdiseyi dikkatle izleyen kalabalık halkı Hz. Mûsâ’ya uymaktan vazgeçirmek, böylece son derece tehlike altında kalan kendi konumunu güçlendirmek içindi.
Dikkat etmek gerekir ki, menfaate dayanan birlik ve beraberliklerin ömrü de menfaate bağlıdır. Menfaat bitince birlik dağılır, çıkarlar çatışınca görünüşte mevcut dostluklar düşmanlığa dönüşür. Sihirbazlar iman etmeyip Firavun’u desteklemeye devam etselerdi makbul kişiler olacak, nimetler içinde yüzeceklerdi. Fakat imanla birlikte kalp gözleri açılınca bâkiyi fâniye tercih ettiler:
Muhtasar Tefsir
Firavun, sihirbazların iman etmelerini kınayarak ve onları tehdit ederek şöyle dedi: "Ben size izin vermeden Musa`ya iman mı ettiniz? -Ey sihirbazlar!- Şüphesiz ki Musa, size sihiri öğreten önderinizdir. Ant olsun ki sizden her birinizin ellerini ve ayaklarını çaprazlama keseceğim. Ölene kadar bedenlerinizi hurma kütüklerine asacağım. Sizin dışınızdakilere ibret olmanız için bunu yapacağım. O zaman hangimizin azabı daha güçlü ve devamlı, anlayacaksınız: Benim mi yoksa Musa`nın Rabbinin mi?