Elleżîne yaḣşevne rabbehum bilġaybi vehum mine-ssâ’ati muşfikûne
Meal
O takvâ sahipleri ki, görmedikleri halde Rablerinden korkarlar ve kıyâmetten de tir tir titrerler.
Kur'an Tefsiri
اَلْفُرْقَانُ (furkân), hakkı bâtıldan, doğruyu yanlıştan ayıran şey demektir. Kur’ân-ı Kerîm bu kelimeyi daha ziyâde semâvî kitapları tavsif etmek üzere kullanır. Burada “Tevrât” için kullanılmıştır. Çünkü Hz. Mûsâ’ya verilen kitabın Tevrat olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda Furkân, Kur’ân-ı Kerîm’in de en önemli isimlerinden biridir. (bk Furkân 25/1) İlâhî kitapların rehberliğinden gerçek mânada istifade edecek olanlar, dünya gözüyle göremedikleri ve beşerî hisleriyle idrak edemedikleri halde Allah’tan korkup günahlardan sakınan, kıyamet kopup hesap için ilâhî huzura durmaktan titreyen kimselerdir. Bu sebeple Hz. Mûsâ ve Hz. Hârûn’a verilen Furkan’ın, özellikle müttakîler için yollarını aydınlatan bir ışık ve kalplerini dirilten bir öğüt, bir hatırlatma olduğu beyân buyrulur.
Kur’ân-ı Kerîm’e gelince:
Muhtasar Tefsir
Onlar, Rablerini görmemiş olmalarına rağmen O`na iman edip cezalandırmasından korkan kimselerdir. Ve kıyametten de oldukça çekinirler.