Vemine-nnâsi men ya’buduAllâhe ‘alâ harfins fe-in esâbehu ḣayrunitmeenne bihis ve-in esâbet-hu fitnetuninkalebe ‘alâ vechihi ḣasira-ddunyâ vel-âḣiratec żâlike huve-lḣusrânu-lmubînu
Meal
İnsanlardan öylesi var ki, Allah’a dünyevî bir çıkar beklentisi içinde kıyısından kenarından kulluk eder. Öyle ki; eğer beklentisi gerçekleşir de bir iyilik görürse gönlü onunla huzura kavuşur, dininde sebât eder. Fakat başına bir felâket gelirse hemen gerisin geri dönüp Allah’a kulluğu terk eder. Böyleleri dünyasını da, âhiretini de kaybetmiştir. İşte apaçık hüsrân budur!
Kur'an Tefsiri
Bu sûrenin üçüncü âyetinde şeytana uyup sadece kendileri sapık yollara düşen kimselerden bahsedilmişti. Bu âyetlerde ise yalnız kendileri doğru yoldan sapmakla kalmayıp, başkalarını da saptırmaya çalışan kimselerden bahsedilmektedir. Bunlar gururlu, kibirli, kendini beğenmiş, inatçı, mağrur ve hak söze kulak asmayan kimselerdir. Halbuki onlar:
› Gözlem, deney ve tecrübe sonucu elde edilen doğru bir bilgiye sahip değillerdir.
› Ne önlerinde kendilerine doğru yolu gösteren bir rehberleri, ne de ellerinde kendisiyle istidlâl edecekleri bir senetleri vardır.
› İlâhî vahye dayanan bir bilgi kaynağına, yollarını aydınlatıcı bir kitaba da sahip değildirler.
Bir tartışmada doğru ve tutarlı olabilmek için bunların ya hepsine veya bir kısmına sahip olmak gerekir. Bunlardan herhangi biri olmadan yapılan tartışma düpedüz yalan ve şamatadan öteye geçemez. Hele hakkında tartışma yaptığı zat, bütün doğruluğun, hak ve hakikatin yegâne sahibi Allah ise durumun vehâmeti daha da artar. Artık, yaptığı kötülüklere karşılık böyle birini bekleyen acı sonuç, dünyada rezil rüsvâ olmak, âhirette de pek yakıcı cehennem azabını boylamaktır.
Bir kısım insanlar var ki, onlar da imanla küfrün sınırında dolaşır dururlar:
Muhtasar Tefsir
Bazı insanlar vardır ki şaşkındır, Allah Teâlâ`ya şüphe ile ibadet eder. Eğer kendisine sağlık, zenginlik gibi hayır isabet ederse iman etmeye ve Allah`a ibadet etmeye devam eder. Eğer hastalık, fakirlik gibi bir musibet isabet ederse dininde karamsar olur ve dinden çıkar. Dünyası hüsrana uğramıştır. İçinde bulunduğu küfrü dünyada kendisi için yazılmış olan nasibinden bir şeyi arttırmaz. Karşılaşacağı Allah`ın azabı ile ahireti de hüsrana uğrar. İşte apaçık gerçek hüsran budur.