Elem tera ennaAllâhe yescudu lehu men fî-ssemâvâti vemen fî-l-ardi ve-şşemsu velkameru ve-nnucûmu velcibâlu ve-şşeceru ve-ddevâbbu vekeśîrun mine-nnâsis vekeśîrun hakka ‘aleyhi-l’ażâbuk vemen yuhiniAllâhu femâ lehu min mukriminc innaAllâhe yef’alu mâ yeşâ/
Meal
Görmez misin ki, göklerde olanlar, yerde olanlar, güneş, ay ve yıldızlar, dağlar, ağaçlar, yeryüzünde hareket eden bütün canlılar ve insanlardan birçoğu Allah’a secde etmektedir; birçoğu hakkında da azap hükmü kesinleşmiştir. Allah kimi alçaltırsa, artık onu yükseltecek kimse yoktur. Şüphesiz Allah, ne dilerse yapar.
Kur'an Tefsiri
Allah’ın yarattığı varlıkları şuurlu ve şuursuz olarak ikiye ayırmak mümkündür. Akıl ve şuurdan mahrum olan gökler, yer, güneş, ay ve yıldızlar, dağlar, ağaçlar ve hayvanlar, ilâhî kanunlara tabi olarak Allah’a boyun eğmekte, O’na secde etmekte, kendilerine özgü hal dilleriyle O’nu her türlü noksanlıktan pak ve yüce tutmaktadırlar. Buna “ıztırârî secde” veya “inkiyâdî” secde de denilebilir. Bu mânaya işaret eden âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur:
“Yedi gök, yer ve bunlar içinde bulunan herkes Allah’ı tesbih eder. O’nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur, fakat siz onların tesbihini anlayamazsınız. Şüphesiz ki O, ceza vermekte hiç acele etmeyen ve çok bağışlayandır.” (İsrâ 17/44)
“...Taşlardan bir kısmı da Allah korkusundan yuvarlanıp düşer. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.” (Bakara 2/74)
“Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi, gerçek hükümdar, her noksandan münezzeh, kudreti dâima üstün gelen, her hükmü ve işi hikmetli ve sağlam olan Allah’ı tesbih etmektedir.” (Cuma 62/1)
Akıllı yaratıklar olan meleklerde isyan etme ve günah işleme özelliği olmadığı için, onlar da mecbûrî olarak Allah’a secde ederler. Yine akıllı yaratıklardan olan insanlara ve cinlere gelince onların seçme hürriyeti vardır. Yalnız burada cinlerden değil, sadece insanlardan hususi olarak bahsedilmiştir. İnsanlar, emirlerine itaat bakımından Allah’a secdeyi tercih edebilecekleri gibi, başka varlıklara kulluğu da tercih edebilirler. Buna da ihtiyâri secde veya itaat secdesi denilebilir. Bu sebeple âyet-i kerîmede insanların durumu diğer varlıklardan ayrı değerlendirilmiştir. Şu kadar var ki, Allah’tan başka varlıklara kulluğu tercih edenler, insanlık değerlerini kaybetmiş olurlar ve bu değeri onlara artık tekrar kimse kazandıramaz. Âhirette de müstahak oldukları azaba uğrarlar.
Ortaya çıkan netice şu ki, insanlar mahşer günü Allah’a secde edenler ve etmeyenler olarak iki gruba ayrılacak ve buna göre hesaba çekileceklerdir. Önce Allah’a secdeden kaçanların feci akıbeti nazarlara sunulmaktadır:
Muhtasar Tefsir
-Ey Resul- Bilmez misin ki, gökyüzünde bulunan melekler, yeryüzündeki insanlardan ve cinlerden Mümin olanlar itaat ederek Yüce Allah`a secde ederler. Güneş, Ay, gökteki yıldızlar, dağlar, ağaçlar ve yeryüzünde yaşayan hayvanlar da itaat ederek secde ederler. İnsanların bir çoğu itaat ederek secde eder. Bir çoğu da Yüce Allah`a secde etmekten imtina eder. Onlar küfürlerinden dolayı Allah`ın azabını hak etmişlerdir. Yüce Allah, kimin hakkında küfründen dolayı zillet ve alçaklığa hükmetti ise kimse onu değerli kılamaz. Yüce Allah dilediğini yapar. Allah -Subhânehu ve Teâlâ-`yı kimse bir şey yapmaya zorlayamaz.