Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Hac Sûresi Tefsiri

Hac Sûresi 45. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
فَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَش۪يدٍ ٤٥

Fekeeyyin min karyetin ehleknâhâ vehiye zâlimetun fehiye ḣâviyetun ‘alâ ‘urûşihâ vebi/rin mu’attaletin vekasrin meşîdin

Meal

Biz, halkı zulümde ileri gitmiş nice memleketi helâk ettik. Öyle ki şimdi hepsinin yerinde yeller esiyor: Altı üstüne gelmiş harâbeler, körelmiş kuyular, kurumuş çeşmeler, yerle bir olmuş muhteşem saraylar…

Kur'an Tefsiri

Önceki kavimlerin ve onların yaşadıkları memleketlerin helak sebebi, zulüm ve haksızlıkta ileri gitmeleridir. En büyük zulüm ise, Allah’a şirk koşmak, O’na karşı gelmek ve O’nun peygamberlerinin davetini reddetmektir. Allah Teâlâ onları öylesine helak etmiştir ki, şimdi yerlerinde yeller esmektedir. O diyarlarda binalar yıkılmış, duvarlar çatıların üzerine düşmüş, etraf ıpıssız kalmış, kuyular çöküp kullanılamaz hale gelmiş, çeşmeler kurumuş ve bir zamanlar göklere doğru yükselen, sağlam yapılı o muhteşem köşkler, saraylar yok olup gitmiştir. Onların başına çöken bu helâkin korkunçluğunu ve hâk ile yeksân oluşlarını şu âyet-i kerîme ne kadar tesirli bir şekilde gözler önüne sermektedir:

“Onlardan önce biz nice nesilleri helâk ettik. Şimdi sen onlardan geriye kalan bir tek kişi görebiliyor, yahut onlara ait cılız da olsa bir ses duyabiliyor musun?” (Meryem 19/98)

Üzerinde tefekkür edildiği zaman âyet-i kerîmede şu ince mânalara işaret edildiği anlaşılabilir:

“Zulüm, zâlimin vatanının harap olmasına yol açar. Öncelikle zâlimin rahat mekanı olan kalbini tahrip eder. Müthiş bir sadır darlığı, kötü ahlâk ve zulmettikleri insanlara karşı aşırı bir öfke zâlimlerin ruhlarını her taraftan kuşatır. Bütün bunlar onların rahatlarını kaçırır, huzurlarını yok eder. Aslında bu haller, zulümleri sebebiyle onlara Musallat olan ilâhî cezalardır. Zâlimlerin yaşadığı beldelerin helaki zaman olur gecikebilir, zaman olur gecikmeksizin hemen vuku bulabilir. Fakat zulümleri yüzünden ibâdetten uzak kalmak suretiyle nefislerinin; özellikle namaz vakitlerinde ve halvet zamanlarında üzerlerine çöken gaflet sebebiyle de kalplerinin harap olması hiçbir zaman geciktirilmez. İcabına hemen bakılır ve olacak olan derhal oluverir. Âtıl kalmış kuyular ve kurumuş çeşmeler gibi, iç âlemlerinde mânen beslendikleri feyiz kaynakları kurur. Sırları heybet ve üns duygularından; ruhları da muhabbet nurlarından ve manevî yücelişlere iştiyak nimetinden mahrum kalır.” (bk. Kuşeyrî, Letâifü’l-işârât, II, 325)

Hayret doğrusu:

Muhtasar Tefsir

Küfür içinde yaşayan ve zalim olan nice beldeleri helak ederek, yok ettik. Böylece onların yaşadıkları yurtları içinde sakinleri olmayan harabe yerlere, insanların helak olması nedeniyle nice kuyular kuru ve boş bir hale gelmiştir. Nice süslerle bezenmiş yüksek saraylar, içinde oturanları gönderilen azaptan koruyamamıştır.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma