Lehu mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ardik ve-innaAllâhe lehuve-lġaniyyu-lhamîdu
Meal
Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi O’nundur. Doğrusu Allah, evet O, hiçbir şeye ihtiyacı bulunmayandır, her türlü övgüye lâyıktır.
Kur'an Tefsiri
Allah Teâlâ’nın gökten su indirip onunla yeryüzünü yemyeşil hâle getirmesi; göklerde ve yerde bulunan her şeye hem yaratılışları hem de mülkiyetleri itibariyle sahip olması O’nun kudretinin kemaline delildir. Buna kadir olan Allah, ölümden sonra tekrar hayat verip yeniden yaratmaya da elbette kadirdir.
Burada, bereketli vahiy yağmurunun, yakın gelecekte, Arabistan’ın kısır toprağını bir ilim ve ahlâk yuvası haline getireceğine, büyük ve âdil bir medeniyet ortaya çıkaracağına bir işaret vardır. (Mevdûdî, Tefhîmu’l-Kur’ân, III, 387)
Bu âyetlerde Rabbimizin dört güzel ismine yer verilir:
اَللَّط۪يفُ (Latîf); lutufkâr, lütfu bol olan; planladığı işleri, bu işler gerçekleşip gözle görülünceye kadar hiç kimsenin bunları anlayamayacağı şekilde gizlilik ve incelikle yapandır. İşte yağan yağmur ve biten bitkiler O’nun bu lütfunun bir eseridir.
اَلْخَب۪يرُ (Habîr); kullarının bütün hallerini ve ihtiyaçlarını en iyi bilen ve ona göre davranandır.
اَلْغَنِيُّ (Ganî); mutlak zengin, müstağni, hiç kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır.
الْحَم۪يدُ (Hamîd); her türlü hamde, bütün övgülere lâyık olandır.
O halde ey insan:
Muhtasar Tefsir
Göklerde ve yerde ne varsa hepsinin mülkü yalnızca Allah’ındır. Şüphesiz Yüce Allah mutlak zengindir, yaratmış olduğu hiçbir mahlukatına muhtaç olmaz. Her halukârda kendisine hamt edilendir.