Elâ inne liAllâhi mâ fî-ssemâvâti vel-ardis kad ya’lemu mâ entum ‘aleyhi veyevme yurce’ûne ileyhi feyunebbi-uhum bimâ ‘amilûk vaAllâhu bikulli şey-in ‘alîmun
Meal
Dikkat edin! Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. O sizin hangi durumda olduğunuzu ve neyi niçin yaptığınızı elbette bilmektedir. Herkesin huzuruna varacağı gün Allah, onların bütün yaptıklarını kendilerine tek tek haber verecektir. Allah, her şeyi hakkiyle bilendir.
Kur'an Tefsiri
Göklerde ve yerde her şey Allah’a ait olunca, O’nun mülkü olan hiç kimsenin kendi sahibinin emrine itaatsizlik etmesi ve ona karşı gelmesi doğru olmaz. Bu, cezayı gerektiren bir durumdur. O halde doğru olan O’na itaat etmek, O’nun buyruklarına tâbi olmak ve O’nun Rasûlü’nün emri doğrultusunda hareket etmektir. Çünkü herkes nihâyet O’na dönecek, herkese yaptıklarını eksiksiz bir şekilde bildirecek ve amellerine göre onlara karşılık verecektir. Bu, Allah için kolaydır; çünkü O her şeyi hakkiyle bilmektedir. O’nun ilminden gizli kalan hiçbir şey yoktur.
Pek dehşetli tehdit ve uyarılarla sona eren Nûr sûresinden sonra, bütün âlemleri uyarıyla başlayan Furkân sûresi gelmektedir:
Muhtasar Tefsir
Bilmiş olun ki yaratma, sahip olma ve idare etme bakımından göklerde ve yerde ne varsa sadece Allah`ındır. Ey insanlar! O, sizin hangi haller üzerinde olduğunuzu çok iyi bilir. Bu hususta hiçbir şey O`na gizli kalmaz. Kıyamet günü, ölümden sonra diriltilerek O`na döndüğünüzde O, sizlere dünyada iken yapmakta olduğunuz amelleri haber verecektir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir. Göklerde ve yerde hiçbir şey O`na gizli kalmaz.