Veyedrau ‘anhâ-l’ażâbe en teşhede erbe’a şehâdâtin biAllâhiﻻ innehu lemine-lkâżibîne
Meal
Zinâ isnadıyla suçlanan kadına gelince, kocasının yalan söylediğine dâir her defasında Allah adına yemin ederek dört kez şâhitlikte bulunursa, üzerinden ceza kalkar.
Kur'an Tefsiri
Bu âyetlerde belirtilen uygulama, İslâm aile hukukunda “li‘ân” veya “mülâ‘ane” terimi ile ifade edilir. Bu kelime, “karşılıklı lânetleşme” mânasına gelir. Karısını zinâ ederken gördüğünü iddia eden erkekle eşi hâkimin huzuruna celbedilir. Önce erkek Allah’ı şâhit tutarak, karısını açık ve seçik bir şekilde zina ederken gördüğünü dört defa söyler. Beşincisinde ise “Eğer yalan söylüyorsam Allah’ın lâneti üzerime olsun” der. Sonra karısı dört kere, Allah’ı şâhit tutarak kocasının yalan söylediğini beyân eder. Beşincisinde de “Eğer o doğru söylüyorsa Allah’ın gazabı benim üzerime olsun” der. Böylece erkek iftirâ cezasından, kadın da zina cezasından kurtulur. Bir kısım müçtehitlere göre evlilik hayatları da sona erer.
Bu âyet-i kerîmelerle alakalı şöyle bir iniş sebebi nakledilir:
İftirâ suçuyla ilgili âyetler gelip dört şâhit getirme hükmünü beyân edince bir kısım insanlar zihinlerinde oluşan bazı soruları Resûlullah (s.a.s.)’e açtılar. Meselâ, Sa‘d b. Ubâde (r.a.):
“Yâ Resûlallah, karımla bir erkeği yakaladığım zaman dört şâhit bulacağım diye onları bırakır mıyım? Vallahi sorgusuz sualsiz kafasını uçururum!” dedi. Efendimiz (s.a.s.) ise ona şu cevabı verdi:
“Sa‘d’ın kıskançlığı ve namusuna düşkünlüğü sizi şaşırtmasın, ben ondan daha kıskancım, Allah da benden daha kıskançtır.” (Buhârî, Nikah 107)
Beyan edilen bu hükümler, mahza ilâhî rahmet tecellisidir:
Muhtasar Tefsir
Bu şekilde kadın, had cezasının kendisine uygulanmasını hak eder. Eğer kadın, kendisine zina isnadında bulunan kocasının yalan söylediğine dair Allah adına dört kere şahitlik (yemin) ederse bu durum kadını had cezasından uzaklaştırır.