Veya’budûne min dûniAllâhi mâ lâ yenfe’uhum velâ yedurruhumk vekâne-lkâfiru ‘alâ rabbihi zahîrân
Meal
Buna rağmen onlar Allah’ı bırakıp kendilerine hiçbir fayda ve zarar veremeyen putlara tapıyorlar. Zâten kâfir, Rabbine karşı hep şeytana arka çıkmaktadır.
Kur'an Tefsiri
İnsanın sudan, rahme bırakılan bir meni, bir nutfeden yaratılması ayrı bir hârika; ilâhî kudret tarafından ona hem nesep hem de evlilik akrabalığının lütfedilmesi ayrı bir hârikadır. Bunu yaratan, yapan şüphesiz ki nihâyetsiz ilim, hikmet, kuvvet ve kudret sahibi Cenâb-ı Hak’tır. Eğer Rabbimiz insanı yaratıp da ona nesep ve evlilik gibi akrabalık bağları vermeseydi ve onu bir aile, bir cemiyet, bir toplum inşa edecek kabiliyetlerle donatmasaydı, insanlık hayvanlar âleminden farksız olur, herhangi bir kültür ve medeniyetten söz edilemezdi. O halde bunca hârikulâde hâdiselerin yaratıcısı, rahmeti ümitlendirici, azabı korkutucu ve ibâdete layık yegâne mabud olan Allah varken, hiçbir fayda veya zarar verme gücüne sahip olmayan sahte tanrılara kulluğun bir mânası yoktur. Fakat kâfirin ayrılmaz bir vasfı vardır. O da Allah’a düşman olmak ve Allah’ın karşısında yer alanlara arka çıkmak. O, Allah’a karşı çıkan herkesin yardımcısı ve savunucusu; Allah’ın dinini yüceltmeye ve hükümlerini yeryüzünde tatbik etmeye çalışan herkesin de düşmanıdır. Allah’a itaatsizliğin olduğu her yerde o vardır; insanları Allah’a kulluğa davet eden her gayretin karşısında yine o vardır. İşte böylelerini Allah’ın azabıyla korkutmak lazımdır. Bunun için:
Muhtasar Tefsir
Kâfirler, itaat ettiklerinde kendilerine faydası olmayan ve onlara karşı geldiklerinde kendilerine zararı da dokunmayan Yüce Allah`tan başka putlara ibadet ederler. Kâfir, her noksanlıktan münezzeh olan Allah -Subhanehu ve Teâlâ-`yı öfkelendiren şeytana tabidir.