Kâle kellâs feżhebâ bi-âyâtinâs innâ me’akum mustemi’ûne
Meal
Allah buyurdu ki: “Hayır, korkmayın! Sen ve Hârûn mûcizelerimizle ona gidin. Elbette biz de sizinle beraberiz ve olup biten her şeyi işitip takip etmekteyiz.”
Kur'an Tefsiri
Mûsâ (a.s.)’ın, Firavun’a gönderilme emri karşısında “yalanlanma endişesi, göğsünün daralması, dilinin tutulması ve onlardan bir adamı öldürmüş olması yüzünden öldürülme tehlikesinin bulunması” gibi sebepler ileri sürmesi, asla Allah’ın emrine aldırış etmemek veya ona karşı gelmek kastiyle değildi. Bilakis bu durum, emrin kesin ve hükmün kati olduğunu bilmesi sebebiyle affını talep etme, mazeret beyân etme ve bu emrin iptalini isteme gâyesine matuftu. Bir mânada bu mühim iş karşısında acziyetini itiraftı. Bu sebeple hiç değilse kardeşi Hârûn’u peygamberlikle şereflendirerek kendisine yardımcı yapmasını Rabbinden dilemişti. (bk. Tâhâ 20/25-35; Kasas 28/33-34) Cenâb-ı Hak onun bu duasını kabul buyurdu. (bk. Tâhâ 20/36) Korkmalarına gerek olmadığını, çünkü kendilerini koruyup gâlip kılacağını müjdeledi. (bk. Kasas 28/35) Bu sebeple birlikte Firavun’a gidip, hiç çekinmeden İsrâiloğullarının kendileriyle beraber Mısır’dan çıkmasına izin vermesini istemelerini emretti. (bk. Tâhâ 20/47)
Mûsâ (a.s.)’ın teklifine karşılık Firavun’un tepkisi son derece sert oldu
Muhtasar Tefsir
Allah Musa-aleyhisselam-`a şöyle buyurdu: "Hayır! Seni asla öldüremezler. Sen ve kardeşin Harun doğruluğunuzu ispat eden ayetlerimizle birlikte gidin. Şüphesiz ki, biz yardımımız ve desteğimizle sizinle beraberiz. Sizin söylediğiniz ve size söylenen her şeyi işitmekteyiz. Ondan hiçbir şey bizden kaçmaz."