Kâle kellâ inne me’iye rabbî seyehdîni
Meal
Mûsâ: “Hayır, korkmayın!” dedi, “Rabbim elbette benimledir. Bana kurtuluş yolunu mutlaka gösterecektir.”
Kur'an Tefsiri
Mûsâ (a.s.) yanındakilerle beraber Kızıl Deniz’in kıyısına ulaştıkları sırada Firavun da ordusuyla beraber arkalarından yetişti. İki ordu birbirini görecek kadar yaklaşınca Mûsâ (a.s.)’ın yanındakiler, baskına uğrayıp helâk olmaktan korktular. Cenâb-ı Hakk’ın emriyle Hz. Mûsâ asâsını denize vurdu; denizde kupkuru bir yol açıldı. (bk. Tâhâ 20/77) Yolun kenarındaki sular büyük dağlar gibiydi. Mûsâ (a.s.) ve İsrâiloğulları o yollardan denizi karşıya geçtiler. Fakat yine Allah’ın emriyle Mûsâ (a.s.) denizde açtığı yolu açık bıraktı. (bk. Duhân 44/24) Çünkü Firavun ve ordusu açık bulduğu bu yollara girecek, İsrâiloğullarını takibe devam edecekti. Nitekim öyle de oldu. Firavun ordusuyla birlikte deniz içinde açık olan yollara girip, en arka sırada bulunanlar da denizin sınırları içine dâhil olunca, birden yollar kayboldu. Büyük dağlar gibi su kütleleri birbirine girdi. Bunlar arasında kalan azgın Firavun ve askerleri, bir fert hariçte kalmayacak şekilde boğularak denizin dibini boyladılar. (bk. Yûnus 10/90-93; Tâhâ 20/77-79)
Anlatılan bu kıssada Peygamber düşmanlarının alacağı bir ders vardır:
Muhtasar Tefsir
Musa kavmine şöyle dedi: "İş, sizin tasavvur ettiğiniz gibi değildir. Şüphesiz Rabbim, desteğiyle ve yardımıyla benimle beraberdir. Beni irşat edip kurtuluş yolunu gösterecektir."