Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Neml Sûresi Tefsiri

Neml Sûresi 41. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
قَالَ نَكِّرُوا لَهَا عَرْشَهَا نَنْظُرْ اَتَهْتَد۪ٓي اَمْ تَكُونُ مِنَ الَّذ۪ينَ لَا يَهْتَدُونَ ٤١

Kâle nekkirû lehâ ‘arşehâ nenzur etehtedî em tekûnu mine-lleżîne lâ yehtedûne

Meal

Süleyman şöyle dedi: “Onun tahtını tanıyamayacağı hâle getirin; bakalım gerçeğin farkına varacak mı, yoksa varamayacak mı?”

Kur'an Tefsiri

Hz. Süleyman, Belkıs’ın tahtını kısa sürede getirtip peygamberliğinin bir delilini gösterdiği gibi, bir yandan da kendini ziyarete gelen kraliçenin aklî seviyesini ölçmek istemiştir. Belkıs, üzerinde bir kısım değişiklikler yapılarak kendisine gösterilen tahtı hakkında, “odur” veya “değildir” şeklinde kesin bir cevap yerine “evet sanki o” tarzındaki esnek bir cevapla sahip olduğu aklî seviyeyi ortaya koymuştur. Aslında Belkıs, sahip olduğu akıl ve diğer istidatlar itibariyle şirk ve sapıklık içinde kalmaması gereken bir şahsiyet arz etmektedir. Ne var ki o, inkârcı bir toplum içinde yetişmiş, tabii olarak onların putperestlik âdetlerini benimsemiş ve o şekilde Allah’tan başka şeylere tapar hale gelmişti. Yani problemin büyük bir bölümü yetiştiği muhitten kaynaklanıyordu. Ancak üst üste vuku bulan dikkat çekici hâdiseler onun zihin ve kalp yapısını ciddi bir şekilde sarsmakta, önceki durumunu gözden geçirmesine zemin hazırlamakta ve yavaş yavaş ona hidâyet kapısını aralamakta idi. Nihâyet Belkıs’ın gönlüne iman güneşinin doğmasını sağlayan olayların son perdesi, “Billur Köşk”te gerçekleşti:

Muhtasar Tefsir

Süleyman -aleyhisselam- şöyle dedi: "Onun hüküm sürdüğü tahtını kendi şeklinden başka bir şekle çevirin bakalım. Geldiği zaman onu tanıyabilecek mi yoksa tanımayanlardan mı olacak?"

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma