Kîle lehâ-dḣulî-ssarhas felemmâ raet-hu hasibet-hu lucceten vekeşefet ‘an sâkayhâc kâle innehu sarhun mumerradun min kavârîrak kâlet rabbi innî zalemtu nefsî veeslemtu me’a suleymâne liAllâhi rabbi-l’âlemîne
Meal
Belkıs’a: “Buyurun, saraya girin!” dendi. Sarayın eyvanını görünce, zemininde engin ve duru su olduğunu zannedip eteğini yukarı çekti. Süleyman: “Bu, billurdan yapılmış şeffaf bir saraydır” dedi. Belkıs sonunda: “Rabbim! Ben, senden başkasına taparak kendime zulmetmişim! Artık şimdi Süleyman’la beraber Âlemlerin Rabbine gönülden teslim oluyorum!” dedi.
Kur'an Tefsiri
Rivayete göre Hz. Süleyman, Belkıs gelmeden önce bir köşk binâ etmişti. Köşkün avlusu billûrdan yapılmış, altından su akıtılmış ve suya balıklar konmuştu. Kendisine “Köşke gir” dendiğinde Belkıs, zeminin camdan yapılmış şeffaf bir madde olduğunu fark edemediği ve sudan geçeceğini zannettiği için eteğini çekmişti. Hâsılı bütün bu tedbir ve tertipler onun akıl ve bilgisine güvenini sarsmış, kendini ilâhî irşada kabule hazır hâle getirmiş ve sonunda: “Benlik dâvamdan vazgeçtim, her türlü şirki terk ettim ve boynumu büküp Süleyman’la beraber Âlemlerin Rabbi Allah’a yürekten teslim oldum!” demişti.
Hz. Süleyman ve Belkıs kıssasında, özellikle de Belkıs’ın tevhidi kabulleniş sürecinde yaşanan hâdiselerde, hidâyete susamış gönüllerin İslâm’la buluşma yollarını açma bakımından çok ince dersler bulunmaktadır. Meselâ kıssanın anlatıldığı dönemde Kureyş kabilesinin ileri gelenleri, Resûlullah (s.a.s.)’in kendilerini İslâm’a çağırmasını kabul edemiyor, bunu gururlarına yediremiyorlardı. Böyle fakir birinin başlarına geçmesini ve kendilerinden üstün olmasını hazmedemiyorlardı. İşte burada tarihte yaşayan bir melikeden misâl verilerek, davetçi ile muhatap, lider ile peşinde gidenler arasındaki münâsebetin ince noktaları keşfedilip iman ve itaatle Allah’a teslim oluşun sırrı çözülmektedir. Kıssa özellikle malına, mülküne, saltanatına ve aklına güvenerek dinin tâlimâtlarına sırt çeviren bîgâneleri intibâha çağırıp hidâyete yönlendirmektedir.
Fakat her saltanat sahibinin Belkıs gibi teslimiyete yanaşmadığı da bir gerçek:
Muhtasar Tefsir
Ona şöyle denildi: "Köşke/saraya gir." Kraliçe sarayın zeminini görünce, onu su zannetmişti ve suya girmek için eteğini topladı. Süleyman -aleyhisselam- şöyle dedi: "Bu billurdan yapılmış pürüzsüz, dümdüz bir saraydır." Ve onu İslam`a davet etti. Kraliçe, Süleyman`ın onu davet ettiği bu dini kabul edip şöyle diyerek ona icabet etti: "Rabbim! Ben seninle beraber senden başkasına ibadet ederek kendime zulmetmişim. Süleyman ile beraber mahlukatın hepsinin Rabbi olan Allah`a ben de boyun eğdim, teslim oldum."