Ve-ilâ medyene eḣâhum şu’ayben fekâle yâkavmi-’budûAllâhe vercû-lyevme-l-âḣira velâ ta’śev fî-l-ardi mufsidîne
Meal
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. Onlara şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin, âhiret gününde Allah’ın mükâfatını umacağınız güzel ameller işleyin ve ülkede bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”
Kur'an Tefsiri
Âyetteki “âhiret gününe umut bağlamak” ifadesinden şu mânalar anlaşılabilir:
› Âhirette hayırlı bir netice ile karşılaşabilmek, Allah Teâlâ’nın mükâfatına erebilmek için imanla birlikte sâlih amellere ehemmiyet verin; elden gelen gayreti gösterin.
› Âhiret gününü bekleyin; bu dünya hayatından başka amellerinizin hesabını vereceğiniz ve ona göre karşılık göreceğiniz bir âhiret günü olduğunu bilin.
› Âhiret gününe olan inanç ve ümidinizi aslâ kaybetmeyin.
Netice, peygamberin emrine muhalefet ve helak olmuştur. Medyen halkı korkunç bir çığlık ve peşinden gelen depremle yerle bir edilmişlerdir.
Âd ve Semûd kavimlerinin de akıbeti bundan farklı değildi:
Muhtasar Tefsir
Medyen`e de soy kardeşleri olan Şuayb -aleyhisselam-`ı gönderdik. Onlara şöyle dedi: “Ey kavmim! Bir tek Allah’a ibadet edin ve sadece O`na yaptığınız ibadetlerinizle ahiret gününde bir karşılık isteyin. Günah işleyerek ve onları yayarak yeryüzünde fesat çıkarmayın."