Fekeżżebûhu feeḣażet-humu-rracfetu feasbehû fî dârihim câśimîne
Meal
Fakat onu yalanladılar. Neticede o korkunç sarsıntı kendilerini kıskıvrak yakalayıverdi de, bulundukları yerde cansız bir halde yüzüstü serilip kaldılar.
Kur'an Tefsiri
Âyetteki “âhiret gününe umut bağlamak” ifadesinden şu mânalar anlaşılabilir:
› Âhirette hayırlı bir netice ile karşılaşabilmek, Allah Teâlâ’nın mükâfatına erebilmek için imanla birlikte sâlih amellere ehemmiyet verin; elden gelen gayreti gösterin.
› Âhiret gününü bekleyin; bu dünya hayatından başka amellerinizin hesabını vereceğiniz ve ona göre karşılık göreceğiniz bir âhiret günü olduğunu bilin.
› Âhiret gününe olan inanç ve ümidinizi aslâ kaybetmeyin.
Netice, peygamberin emrine muhalefet ve helak olmuştur. Medyen halkı korkunç bir çığlık ve peşinden gelen depremle yerle bir edilmişlerdir.
Âd ve Semûd kavimlerinin de akıbeti bundan farklı değildi:
Muhtasar Tefsir
Ancak kavmi onu yalanladı ve bu yüzden deprem onları vurdu. Evlerinde yüzleri üzerine düşüverdiler ve topraklar yüzlerine yapıştı da hareket edemediler.