Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû-ttekûAllâhe hakka tukâtihi velâ temûtunne illâ veentum muslimûne
Meal
Ey iman edenler! Kudret ve yüceliğine yaraşır bir biçimde Allah’tan nasıl korkmak gerekiyorsa öylece korkun ve ancak O’na gönülden boyun eğmiş müslümanlar olarak can verin.
Kur'an Tefsiri
Takvâ, kişinin günahlardan sakınıp sâlih ameller işleyerek kendini Allah’ın azabından koruması demektir. Âyette emredildiği gibi gerçek mânada takvâ ise, “Allah’a mutlak mânada itaat edip, bir an bile olsa isyan etmemeyi; O’na daima şükredip asla nankörlük etmemeyi ve O’nu daima zikredip hiç unutmamayı” ifade eder. Yine bunda “Allah yolunda nasıl cihad etmek gerekiyorsa öyle cihad etmek, Allah yolunda hiçbir kınayıcının kınamasından korkmamak, kendinin ve çocuklarının aleyhinde bile olsa adâletli davranmak” mânası da vardır. (Kurtubî, el-Câmi‘, IV, 157-158) Şüphesiz anlatılan bu hususları her insan, ancak gücünün yettiği ölçüde yapabilecektir. Nitekim bu âyet-i kerîme nâzil olunca Ashâb-ı kirâm, buradaki emrin ağırlığını hissederek: “Buna kim güç yetirebilir?” diye sordular. Bunun üzerine Yüce Allah, “Gücünüz yettiği kadar Allah’a karşı gelmekten sakının” (Teğâbün 64/16) âyetini indirerek bu hususa açıklık getirdi.
Âyetteki “ancak O’na gönülden boyun eğmiş müslümanlar olarak can verin” (Âl-i İmrân 3/102) ifadesi, hangi halde öleceği kulun elinde olmadığı için, bütün gücüyle İslâm’ın emrettiği şekilde yaşamayı ve bunda sebât etmeyi emretmektedir. Allah’tan hakkiyle korkan ve İslâm üzere bir hayat süren kişilerin de, kesin bir garanti bulunmamakla birlikte, müslüman olarak ölme ihtimalleri elbette yüksektir.
En mühim takvâ ölçüsü, insanlığın kurtuluşu için maneviyat göklerinden yeryüzüne sarkıtılmış Kur’an ipine sarılmaktır:
Muhtasar Tefsir
Ey Allah`a iman eden ve resulüne tabi olanlar! Hakkıyla Rabbinizden korkun. Bu da ancak emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmak, nimetlerine şükretmek ile olur. Sizler bu hal üzere devam edin ve ölüm size gelene kadar dininize sımsıkı sarılın.